Bir edimin ayıplı ifasından doğan tazminat talebi, TBK ve HMK hükümleri çerçevesinde göründüğünden daha katmanlı bir konudur. Talebin hesaplanması kadar, hangi mahkemede ve hangi ön şartlar yerine getirilerek ileri sürüleceği de sonucu belirler. Yanlış mercie açılan dava, görevsizlik kararıyla döndüğünde çoğu zaman zamanaşımı tartışması da beraberinde gelir.
İlişkinin Niteliği Mahkemeyi Belirler
Aynı ayıp iddiası, tarafların sıfatına göre farklı mahkemelere gider. İlişki tüketici işlemi niteliğindeyse tüketici mahkemesi veya parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti; her iki taraf da tacir ve uyuşmazlık ticari işletmeyle ilgiliyse asliye ticaret mahkemesi; bunların dışında kalan hallerde ise asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Bu belirleme dilekçe yazılmadan önce yapılmalıdır, çünkü ticari davalarda ve tüketici uyuşmazlıklarında ön şartlar da farklıdır.
Dava Şartı Olarak Arabuluculuk
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir. Tüketici uyuşmazlıklarında ise parasal sınır altındaki taleplerde hakem heyetine başvuru zorunluluğu devreye girer. İki rejimin karıştırılması, dosyanın esasına hiç girilmeden kapanmasına yol açar.
Tazminat Kalemlerini Ayrıştırmak
Hesabın savunulabilir olması için talep kalemlerinin birbirine karışmaması gerekir:
- Ayıbın giderilmesi için yapılan onarım gideri.
- Ayıp nedeniyle edimin değerinde meydana gelen azalma.
- Ayıplı ifadan doğan ve öngörülebilir olan dolaylı zararlar.
- Sözleşmede kararlaştırılmış ceza koşulu varsa buna dayanan talep.
- Temerrüt faizi ve başlangıç tarihi.
Hesabı Ayakta Tutan Belgeler
Tazminat hesabında en zayıf halka, tutarın dayanağının gösterilememesidir. Onarım için alınan tekliflerin, ödeme belgelerinin ve varsa uzman değerlendirmesinin dosyaya girmesi gerekir. Değer azalması iddiasında, ayıptan önceki ve sonraki durumu karşılaştıran somut veri sunulmalıdır. Belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki tercihin de bu belge durumuna göre yapılması, sonradan ıslah gereksinimini azaltır.
Süre ve İhbar Zincirini Kurmak
- Ayıbın öğrenildiği tarih belirlenir ve gözden geçirme yükümlülüğü değerlendirilir.
- Satıcıya veya yükleniciye yapılan ihbarın tarihi belgelenir.
- Ağır kusur veya hile iddiası varsa, zamanaşımı bakımından ayrıca değerlendirilir.
- Delil tespiti gerekiyorsa, edim üzerindeki değişiklikler öncesinde talep edilir.
- Dava şartına ilişkin başvurunun tamamlanma tarihi takvime işlenir.
Buradaki bilgiler genel niteliktedir; sözleşme hükümleri, tarafların sıfatı ve ayıbın türü izlenecek yolu değiştirebilir. Talep tutarı yüksek dosyalarda dava türü tercihinin baştan doğru yapılması için hukuki destek alınması önerilir.