Sözleşmeden doğan bir alacak ya da tazminat talebinde ilk hukuki hamle çoğu zaman dava değildir. Belirli uyuşmazlık türlerinde arabuluculuğa başvurmuş olmak dava şartıdır; bu koşul yerine getirilmeden açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Sözleşme ihlalinde asıl kayıp da genelde haksızlığın ispat edilememesinden değil, sürecin yanlış kapıdan başlatılmasından doğar.
Hangi Uyuşmazlıkta Arabuluculuk Zorunlu
Ticari nitelikteki alacak ve tazminat talepleri ile belirli tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı olarak öngörülmüştür. Buna karşılık ayni hakka ilişkin talepler, iş sahibinin sıfatına bağlı bazı davalar ve ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma talepleri bu kapsam dışında kalabilir. Sözleşme ilişkisinin tarafları tacir sıfatı taşıyorsa, uyuşmazlığın ticari dava sayılıp sayılmadığı en başta belirlenmelidir; bu belirleme hem arabuluculuk zorunluluğunu hem görevli mahkemeyi etkiler.
İhtar ve Temerrüt: Arabuluculuktan Önceki Adım
6098 sayılı TBK sistemi içinde birçok talep, borçlunun temerrüde düşürülmesine bağlıdır. Süresi belirli olmayan edimlerde ihtar çekilmeden gecikme faizi ve dönme sonuçları doğmaz. Bu nedenle arabuluculuk başvurusundan önce şu üç belge hazır olmalıdır: sözleşme metni ve ekleri, edimin ifa edilmediğini gösteren yazışma, borçluya yöneltilen ihtar ve tebliğ kaydı. Bu belgeler olmadan yürütülen görüşme, karşı tarafa ihlalin varlığını tartışma imkânı verir.
Başvuru Bürosunun Yetkisi ve İtiraz
Arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Karşı taraf yetkiye itiraz ederse, bu itiraz sulh hukuk mahkemesince incelenir ve yetkisiz büro üzerinden yürütülen süreç geçersiz sayılabilir. Yetki itirazı ihtimali güçlüyse, sözleşmedeki yetki kaydı ve borcun ifa yeri baştan kontrol edilmelidir.
Son Tutanağın İçeriği Davanın Kaderini Belirler
Anlaşmama ile biten süreçte düzenlenen son tutanak, sonraki davanın giriş belgesidir. Tutanakta uyuşmazlığın konusu dar yazılırsa, dava dilekçesindeki taleplerin bir kısmı için dava şartının yerine getirilmediği ileri sürülebilir. Bu yüzden başvuru formunda ve tutanakta talep konusu, alacak kalemlerini kapsayacak genişlikte tanımlanmalıdır. Anlaşma sağlanırsa tutanak, icra edilebilirlik şerhiyle birlikte doğrudan takibe konu edilebilir; bu nitelik, uzlaşma seçeneğini değerlendirirken göz ardı edilmemelidir.
Doğrudan Dava Açmanın Sonucu
Dava şartı bulunan bir uyuşmazlıkta arabuluculuğa gitmeden dava açıldığında mahkeme, herhangi bir işlem yapmaksızın davayı usulden reddeder. Bu ret üzerine yeniden başvuru mümkün olsa da, zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından risk doğar. Ayrıca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması söz konusu olabilir. Zaman kazanma amacıyla atlanan adım, çoğu kez daha büyük bir zaman kaybına dönüşür.
Bu yazı genel çerçeveyi aktarmaktadır. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve talebin niteliği zorunluluk kapsamını değiştirebileceğinden, başvuru öncesinde uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesini birlikte gözden geçirmek en güvenli yoldur.