Sözleşmeye aykırılık iddiasında haklılık ile ispat edilebilirlik iki ayrı şeydir. Uygulamada davaların önemli bir bölümü, olay gerçekten yaşanmış olmasına rağmen ispat aracının usule uygun olmaması nedeniyle kaybedilir. Bu rehber, ihlalin ispatı ile davanın hangi mahkemede açılacağı sorusunu birlikte ele alıyor.
İspatın Sınırını Çizen Kural
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, belirli bir değerin üzerindeki hukuki işlemlerin senetle ispatını öngörür ve senede karşı senetle ispat kuralını benimser. Bu parasal sınır her yıl güncellendiğinden, işlemin yapıldığı tarihteki tutarın esas alınması gerekir. Kuralın istisnaları vardır: delil başlangıcı sayılabilecek bir yazılı belgenin bulunması ya da senet alınmasında imkânsızlık hâlleri tanık dinlenmesinin önünü açabilir. Karşı tarafın açık muvafakati de tanık deliline başvurmayı mümkün kılar.
Temerrüt ve İhtarın İspattaki Yeri
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde borçlunun temerrüde düşürülmesi, faiz ve tazminat taleplerinin dayanağını oluşturur. İhtarın noter aracılığıyla gönderilmesi tebliğ tarihini tartışmasız hâle getirir. İfa için verilen sürenin makul olup olmadığı ise sonraki fesih ya da dönme beyanının geçerliliğini etkiler. İhtar metninde talebin hangi edime ilişkin olduğu belirtilmediğinde, sonradan yapılan genişletme itiraza açık kalır.
Elektronik Yazışmaların Değeri
Elektronik posta trafiği, mesajlaşma kayıtları ve sipariş formları çoğu ihtilafta olayın akışını gösteren en zengin kaynaktır. Bu materyalin dosyaya sunulurken bütünlüğünün korunması, gönderen ve alıcı bilgisinin görünür olması ve tarih damgasının bulunması gerekir. Karşı taraf içeriği inkâr ettiğinde, kaydın kaynağında incelenmesi talebi gündeme gelir. Güvenli elektronik imza taşıyan belgeler ise ayrı bir güç taşır.
Yetki: Üç Farklı İhtimal
- Genel kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi
- Sözleşmeden doğan davalarda borcun ifa edileceği yer mahkemesi
- Geçerli bir yetki sözleşmesi varsa kararlaştırılan yer
- Karşı taraf tüketici ise 6502 sayılı Kanun kaynaklı özel düzenlemeler
Yetki sözleşmesinin geçerliliği tarafların sıfatına bağlıdır; tacir ya da kamu tüzel kişisi olmayan taraflar arasında yapılan kayıtlar sonuç doğurmayabilir. Bu nedenle sözleşmenin uyuşmazlık çözümü maddesi, dilekçe yazılmadan önce okunması gereken ilk hükümdür.
Dava Açmadan Önce Yapılacak Kontrol
- İşlemin değeri ile senetle ispat sınırı karşılaştırılır.
- Elde yazılı belge yoksa delil başlangıcı sayılabilecek materyal aranır.
- Temerrüt ihtarı gönderilmiş mi, tebliğ belgesi var mı doğrulanır.
- Zamanaşımı süresinin türü ve başlangıç tarihi belirlenir.
- Yetki gerekçesi dilekçede açıkça yazılır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Sözleşmenin kendi hükümleri burada anlatılan çerçeveyi değiştirebileceğinden, dava öncesinde metnin bir hukukçuyla incelenmesi önerilir.