Zamanaşımı, alacağı ortadan kaldırmaz; ileri sürüldüğünde alacağın dava yoluyla elde edilmesini engeller. Bu ayrım, hem alacaklı hem borçlu bakımından farklı bir hazırlık gerektirir. TBK, HMK ve TKHK ekseninde bu rehber, zamanaşımı tartışmasının hangi mahkemede ve hangi delillerle yürütüleceğine odaklanıyor.
Görevli Mahkeme İlişkinin Niteliğinden Çıkar
Aynı fatura, tarafların sıfatına göre farklı mahkemenin önüne gider:
- Bir taraf tüketici, diğer taraf satıcı veya sağlayıcı ise uyuşmazlık tüketici yargısının alanındadır.
- Her iki taraf da tacir ve iş ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
- Bunların dışında kalan genel nitelikli alacaklar asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Görev kamu düzenindendir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle zamanaşımı süresi dolmak üzereyken yanlış mahkemeye açılan dava, görevsizlik kararının ardından dosyanın gönderilmesi için tanınan süre de kaçırılırsa açılmamış sayılır ve alacaklı, esasen haklı olduğu talebi tartışamaz hâle gelir.
Def'i Ne Zaman İleri Sürülür?
Zamanaşımı, mahkemenin kendiliğinden dikkate alacağı bir konu değildir; borçlunun ileri sürmesine bağlıdır. Uygulamada belirleyici olan, bu def'inin cevap dilekçesinde ve süresinde ileri sürülmüş olmasıdır. Sonradan gündeme getirilmesi, usul kurallarının izin verdiği sınırlar içinde mümkün olabilir; ancak bu, baştan planlanmış bir savunmanın yerini tutmaz. Alacaklı açısından ise hazırlık, def'i beklenerek yapılmalıdır: süreyi kesen işlemlerin belgeleri dava açılmadan önce derlenmelidir.
Süreyi Kesen ve Durduran Olgular Nasıl İspatlanır?
- Borcun ikrarı: kısmi ödeme, ödeme planı talebi veya borcu kabul eden yazışma.
- Takip veya dava: icra takibi ile alacağın hangi tarihte istendiğini gösteren kayıtlar.
- Yazılı taahhüt: tarih ve imza taşıyan, tutarı belirleyen belgeler.
- Taraflar arasındaki ilişkinin niteliği: sürenin başlangıç anını kaydıran özel durumlar.
Bu belgelerin tarih sırasına göre tek bir dosyada tutulması, def'i ileri sürüldüğünde cevap verilecek süreyi kısaltır.
Sürenin Başlangıcı En Çok Tartışılan Nokta
Zamanaşımı, alacağın muaccel hâle geldiği andan itibaren işler. Ancak taksitli işlemlerde, dönemsel edimlerde ve sonradan ortaya çıkan zararlarda bu anın belirlenmesi tartışmalıdır. Bu yüzden dilekçede yalnızca "süre dolmamıştır" demek yeterli olmaz; sürenin hangi tarihte başladığı, hangi belgeyle gösterildiği ve arada hangi olgunun süreyi kestiği açıkça yazılmalıdır.
Dava Öncesi Kısa Kontrol
- Alacağın türüne göre özel bir sürenin uygulanıp uygulanmadığı incelendi mi?
- Uyuşmazlık için dava şartı niteliğinde arabuluculuk gerekiyor mu, süreye etkisi hesaplandı mı?
- Görev ve yetki, tarafların sıfatı üzerinden ayrı ayrı doğrulandı mı?
- Süreyi kesen son işlemin tarihi belgeyle sabit mi?
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı hem süreyi hem mahkemeyi değiştirebilir. Zamanaşımı sınırına yaklaşılan dosyalarda gecikmeden hukuki görüş alınması önerilir.