Zamanaşımı tartışmasının bulunduğu bir tazminat dosyasında ilk kritik karar, hesabın nasıl yapılacağı değil, dilekçenin hangi mahkemeye verileceğidir. Hesap ne kadar özenli kurulursa kurulsun, dava görevsiz veya yetkisiz bir mercie açıldığında takvim yeniden işler ve bu arada süre dolabilir. Aşağıda, borç ilişkilerinden doğan tazminat taleplerinde görev ve yetki analizi doğrudan zamanaşımı riskiyle birlikte ele alınmaktadır.
Süre Hangi Hukuki İlişkiden Doğuyor?
Türk Borçlar Kanunu'nda zamanaşımı, borcun kaynağına göre farklı sürelere bağlanmıştır. Sözleşmeden doğan olağan alacaklar, kira bedeli gibi dönemsel edimler ve haksız fiilden doğan tazminat talepleri aynı süreye tabi değildir. Haksız fiilde süre, zararın ve sorumlunun öğrenilmesiyle işlemeye başlar; sözleşmesel alacakta ise muacceliyet anı esas alınır. Fiil aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa, ceza zamanaşımının daha uzun olması ihtimali ayrıca not edilmelidir.
Görev: Asliye Hukuk, Ticaret ve Tüketici Mahkemesi Sınırı
Görev kamu düzenindendir; taraflar itiraz etmese de hâkim tarafından kendiliğinden incelenir. Bu nedenle dosya açılmadan önce ilişkinin niteliği netleştirilmelidir:
- Uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse asliye ticaret mahkemesi,
- Bir tarafı tüketici, diğer tarafı satıcı veya sağlayıcı olan işlemlerde TKHK uyarınca tüketici mahkemesi,
- İşçi–işveren ilişkisinden kaynaklanan alacaklarda iş mahkemesi,
- Bunların dışında kalan borç ilişkilerinde genel görevli asliye hukuk mahkemesi.
Yetki Kuralları ve Sözleşmesel Belirleme
Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer, haksız fiil kaynaklı taleplerde ise fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi de seçilebilir. Taşınmazın aynına ilişkin talepler bakımından kesin yetki kuralı devreye girer ve taraf iradesiyle değiştirilemez. Yetki sözleşmesi ise ancak kanunda sayılan kişiler arasında ve kesin yetkinin bulunmadığı hâllerde geçerlidir; bu ayrım gözden kaçırıldığında sözleşmedeki yetki maddesine güvenilerek açılan dava yetkisizlikle karşılaşabilir.
Yanlış Mercie Başvuru Süreyi Nasıl Tehdit Eder?
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildiğinde dosya kendiliğinden doğru mahkemeye gitmez. Kararın kesinleşmesinin ardından kanunda öngörülen kısa başvuru süresi içinde dosyanın gönderilmesi talep edilmezse dava açılmamış sayılır. Bu sonuç, zamanaşımının dolmasına az kalan dosyalarda telafisi güç bir kayıp yaratır. Usulden ret hâllerinde tanınan ek süre ise sınırlı koşullara bağlıdır ve her ihtimalde güvenilecek bir emniyet supabı değildir.
Hesap Dosyasını Kurarken
- Alacağın kaynağı ve muacceliyet tarihi tek bir kronoloji tablosunda gösterilir.
- Zamanaşımını kesen ihtar, ödeme veya takip işlemleri belgeleriyle listelenir.
- Talep kalemleri asıl alacak, işlemiş faiz ve fer'iler olarak ayrıştırılır.
- Görev ve yetki, dava dilekçesi yazılmadan önce yazılı olarak gerekçelendirilir.
- Zamanaşımı definin karşı taraftan gelmesi ihtimaline karşı cevaba cevap stratejisi hazırlanır.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir ve her dosyanın kendi belgeleri sonucu değiştirebilir; sürenin son günlerine yaklaşılan bir alacak söz konusuysa, dilekçe verilmeden önce bir avukatla görev ve yetki değerlendirmesi yapılması yerinde olur.