Tazminat dilekçesi hazırlanırken sorulması gereken ilk soru talebin haklılığı değil, davanın açılabilir olup olmadığıdır. Bazı tazminat talepleri için arabulucuya başvurmak dava şartıdır; bu basamak tamamlanmadan açılan dava esasa hiç girilmeden reddedilir. Buna karşılık her tazminat talebi zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir ve gereksiz bekleme de zamanaşımı bakımından risk yaratır.
Hangi Talepler Zorunlu Arabuluculuk Kapsamında?
Ölçüt, uyuşmazlığın niteliği ile talebin konusudur. Ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda ve tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından arabuluculuk dava şartı olarak öngörülmüştür. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin rücu davaları, iş uyuşmazlıklarındaki zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında tutulmuştur. Konusu para olmayan, örneğin bir tespit ya da eda dışı talep içeren davalarda da bu şart aranmaz.
Son Tutanak Dilekçenin Ayrılmaz Parçasıdır
Arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlandığında düzenlenen son tutanağın aslı ya da onaylı örneği dava dilekçesine eklenmelidir. Eksiklik giderilmezse dava usulden reddedilir. Tutanakta tarafların ve uyuşmazlık konusunun doğru gösterilmiş olması da önemlidir; davalı olarak gösterilen kişi arabuluculuk sürecine hiç çağrılmamışsa, o kişi yönünden dava şartı yerine getirilmemiş sayılabilir. Bu nedenle husumetin kime yöneltileceği, arabuluculuk başvurusundan önce belirlenmelidir.
Görevli Mahkemenin Belirlenmesi
Genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Uyuşmazlık ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi, tüketici işleminden doğuyorsa tüketici mahkemesi görevlidir. Görev, kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir; tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez. Yanlış görevli mahkemede açılan davada görevsizlik kararı verilir ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için kanunda öngörülen süre içinde başvurulması gerekir. Bu başvuru yapılmazsa dava açılmamış sayılır; uygulamada en pahalıya mal olan ihmallerden biri budur.
Yetki Sözleşmesi Herkes İçin Geçerli Değildir
HMK, yetki sözleşmesi yapılabilmesini tacirler ve kamu tüzel kişileri bakımından mümkün kılar. Tüketici aleyhine sonuç doğuran yetki kayıtları geçerli sayılmaz. Sözleşmede yer alan bir yetki maddesine güvenerek uzak bir ilde dava açmak, karşı tarafın süresinde ileri süreceği yetki itirazıyla sonuçsuz kalabilir.
Dava Öncesi Sıralama
- Talebin hukuki niteliğinin, sözleşmeye mi haksız fiile mi dayandığının belirlenmesi.
- Uyuşmazlığın ticari, tüketici ya da genel hukuk uyuşmazlığı olarak sınıflandırılması.
- Bu sınıflandırmaya göre arabuluculuk şartının gerekip gerekmediğinin tespiti.
- Zararın hesabına esas belgelerin ve varsa uzman değerlendirmesinin hazırlanması.
- Zamanaşımı süresinin, arabuluculuk sürecinin etkisi de hesaba katılarak takvime bağlanması.
Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Sözleşme ilişkisinin niteliği ve zararın doğuş biçimi izlenecek usulü değiştirebileceğinden, dava açılmadan önce dosyanın özel şartlarına göre hukuki görüş alınması önerilir.