Haksız fiilden doğan tazminat talebinde dosyayı kuran ilk üç karar şudur: hangi mahkeme görevli, hangi yer yetkili ve dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu? TBK, HMK ve TKHK ekseninde bu üç sorunun cevabı, uyuşmazlığın ticari ya da tüketici niteliği taşıyıp taşımadığına göre değişir. Sıralama yanlış kurulduğunda dava, esasa hiç girilmeden reddedilir.
Görev: Uyuşmazlığın Niteliği Belirler
Genel kural olarak haksız fiil tazminatı asliye hukuk mahkemesinde görülür. Ancak her iki taraf da tacirse ve uyuşmazlık ticari işletmeyi ilgilendiriyorsa dava ticari nitelik kazanır ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girer. Zarar gören sıfatı tüketiciyse ve ilişki bir tüketici işleminden doğuyorsa, TKHK kapsamında tüketici mahkemesi devreye girer. Bu üç ihtimalin ayrımı, arabuluculuk zorunluluğunu da doğrudan etkiler.
Yetki: Zarar Görene Tanınan Seçimlik İmkân
HMK, haksız fiilden doğan davalarda birden fazla yer mahkemesini yetkili kılar:
- Haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi.
- Zararın meydana geldiği yer mahkemesi.
- Zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi.
- Genel kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi.
Bu seçim yalnızca coğrafi bir tercih değildir; delillerin, tanıkların ve keşif yapılacak yerin bulunduğu yer seçildiğinde yargılama gözle görülür biçimde hızlanır.
Arabuluculuk Kimin İçin Zorunlu
Ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için arabuluculuk dava şartıdır; talebin haksız fiile dayanması bu sonucu değiştirmez. Tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda da dava şartı arabuluculuk uygulanır. Buna karşılık genel asliye hukuk mahkemesinde görülecek her haksız fiil davası için böyle bir zorunluluk öngörülmüş değildir. Bu ayrımın gözden kaçırılması iki yönlü hata üretir: gereksiz süreç yürütmek ya da zorunlu süreci atlayarak davayı usulden kaybetmek.
Arabuluculuk Bürosunda Yetki Sorunu
Başvurunun yapılacağı büro, davada yetkili mahkemenin bulunduğu yer bürosudur. Yanlış büroya yapılan başvuruda karşı taraf yetki itirazında bulunursa, süreç yeniden kurulmak zorunda kalır ve zamanaşımı bakımından risk doğar. Bu nedenle büro seçimi, dava dilekçesindeki yetki tercihiyle uyumlu yapılmalıdır.
Talebin Miktarlandırılması
- Fiilî zarar, kazanç kaybı ve manevi tazminat kalemleri ayrı ayrı gösterilir.
- Belirsiz alacak veya kısmi dava tercihi, delil durumuna göre baştan seçilir.
- Faiz türü ve başlangıç tarihi talep edilir.
- Kusur oranı tartışmalıysa bilirkişi incelemesi talebi dilekçeye yazılır.
- Zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı an, öğrenme tarihi esas alınarak tespit edilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; tarafların sıfatı, zararın türü ve olayın gerçekleştiği koşullar sonucu değiştirebilir. Zamanaşımı riski bulunan dosyalarda vakit geçirmeden hukuki görüş alınması önerilir.