Tazminat taleplerinde dosyanın kaderi çoğu zaman dava dilekçesinden önce, ihtarnamenin yazıldığı gün belirlenir. Yanlış muhataba gönderilen, talebi belirsiz bırakan veya süre tanımayan bir ihtar, hem temerrüt faizinin başlangıcını hem de sonraki aşamada seçilecek yargı yolunu bozar. Bu rehber TBK ve HMK ekseninde, ihtar aşamasındaki denetim noktalarını sıralar.
Hukuki Sebebi Baştan Belirleyin
Talebin sözleşmeye aykırılıktan mı yoksa haksız fiilden mi doğduğu, sonraki bütün adımları etkiler. Sözleşmeden doğan alacaklarda kural olarak on yıllık zamanaşımı işlerken, haksız fiilde zararı ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa süre ile fiil tarihinden itibaren işleyen uzun süre birlikte gözetilir. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımının uygulanabileceği de değerlendirilmelidir. Aynı olay her iki temele de dayandırılabiliyorsa, seçim tesadüfe bırakılmamalıdır.
İhtarnamede Bulunması Gerekenler
- Alacağın kaynağı, tarih ve olayla birlikte açıkça gösterilir.
- Talep edilen tutar veya hesaplama yöntemi belirtilir; belirsiz talep temerrüt doğurmaz.
- Makul ve somut bir ödeme süresi tanınır.
- Muhatap tam unvanıyla ve doğru adresle yazılır; tüzel kişilerde ticaret sicilindeki bilgi esas alınır.
- Sürenin sonunda başvurulacak yol bildirilir, ancak tehdit izlenimi verecek ifadelerden kaçınılır.
- Tebliğ belgesi ve ekler birlikte saklanır.
Yargı Yolu ve Dava Şartı Denetimi
İhtarnameyi göndermeden önce uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceği belirlenmelidir. Taraflardan biri tüketici sıfatını taşıyorsa TKHK kapsamındaki parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi devreye girer. Uyuşmazlık ticari nitelikteyse ve konusu bir miktar paranın ödenmesi ise, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır; bu adım atlanırsa dava usulden reddedilir. Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar bakımından da dava şartı arabuluculuk gündeme gelir. Bu denetim yapılmadan gönderilen ihtar, süreci hızlandırmak yerine yalnızca karşı tarafı hazırlıklı hâle getirir.
Belirsiz Alacak mı, Kısmi Dava mı
Zararın miktarı ihtar aşamasında tam olarak hesaplanamıyorsa, dava türünün seçimi ayrı bir teknik karardır. Alacağın miktarı davacıdan beklenemeyecek biçimde belirsizse belirsiz alacak davası gündeme gelebilir; buna karşılık miktarı bilinen alacakta kısmi dava tercih edildiğinde faiz ve zamanaşımı sonuçları farklı doğar. İhtarnamede yazılan tutarın sonradan yükseltilmesi mümkün olsa da, ilk metinde kullanılan ifadeler çelişki iddiasına zemin hazırlayabilir.
Yukarıdaki başlıklar genel bilgilendirme amacıyla derlenmiştir. Sözleşme metni, zararın niteliği ve tarafların sıfatı izlenecek yolu değiştirebileceğinden, ihtarnameyi göndermeden önce hukuki değerlendirme almanız yerinde olacaktır.