Bir tazminat talebinde çoğu zaman esas tartışma zararın miktarıdır; ancak dosyanın kaderini belirleyen ilk eşik, davanın doğru mahkemede ve doğru yer mahkemesinde açılmasıdır. TBK, HMK ve TKHK arasındaki geçişler, aynı olayın farklı mahkemelerin görev alanına girmesine yol açabilir. Bu rehber, tazminat hesabını kurmadan önce yapılması gereken görev ve yetki analizini konu alır.
Talebin Hukuki Sebebi Mahkemeyi Değiştirir
Aynı maddi olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil olarak nitelendirilebilir. Bu nitelendirme yalnızca zamanaşımını değil, yetkili yer mahkemesini de etkiler. Sözleşmeden doğan davalarda HMK, davalının yerleşim yeri yanında sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesini de yetkili sayar. Haksız fiilde ise fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri seçimlik olarak yetkilidir. Davacı bu seçeneklerden birini kullanır; ancak seçim keyfi değildir, dosyadaki belgelerle desteklenmelidir.
Asliye Hukuk, Ticaret ve Tüketici Mahkemesi Sınırı
Uyuşmazlık iki tacir arasında ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Karşı taraf satıcı veya sağlayıcı, talep sahibi ise tüketici konumundaysa tüketici mahkemesi devreye girer ve tüketici lehine yetki kuralları uygulanır. Görevsiz mahkemede açılan dava esastan reddedilmez; ancak görevsizlik kararı sonrası dosyanın gönderilmesi için kanuni süre içinde başvurulmazsa dava açılmamış sayılır. Görev kamu düzenindendir ve mahkemece resen gözetilir.
Dava Şartı Arabuluculuk Basamağı
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde ticari uyuşmazlıklar bakımından arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır; tüketici uyuşmazlıklarında da benzer bir ön aşama öngörülmüştür. Son tutanak dosyaya sunulmadan açılan dava usulden reddedilir ve bu ret, hak düşürücü sürenin işlediği bir dönemde ciddi kayıp doğurur. Arabuluculuk başvurusunun hangi karşı taraflara yöneltildiği de önemlidir; davada taraf gösterilen ancak arabuluculuk sürecine dâhil edilmeyen kişi bakımından şart yerine getirilmemiş sayılır.
Hesap Kalemlerinin Delillendirilmesi
Zarar kalemleri tek bir toplam rakam olarak değil, ayrıştırılmış biçimde kurulmalıdır: fiili zarar, yoksun kalınan kâr, tedavi veya onarım giderleri, kazanç kaybı ve manevi tazminat ayrı başlıklarda gösterilir. Miktarın başlangıçta tam olarak belirlenemediği hâllerde belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki tercih, faiz başlangıcı ve harç bakımından farklı sonuç doğurur. Faiz türü ve başlangıç tarihi dilekçede açıkça talep edilmezse mahkeme talebi aşan hüküm kuramaz.
Her tazminat dosyası kendi belge düzenine göre değerlendirilir; burada anlatılanlar genel çerçeveyi göstermektedir. Dava dilekçesi hazırlanmadan önce görev, yetki ve ön şart kontrolünün birlikte yapılması için hukuki destek alınması yararlı olur.