Tazminat davalarında dosyanın esasına girilmeden reddedilmesinin başlıca iki sebebi vardır: görevli mahkemenin yanlış seçilmesi ve dava şartı olan arabuluculuk basamağının atlanması. Türk Borçlar Kanunu talebin içeriğini belirler; hangi mahkemede görüleceğini ise tarafların sıfatı ve ilişkinin niteliği tayin eder.
Görev Testi: Üç Soruyla Ayrıştırma
- Taraflar tacir mi ve uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle mi ilgili? Cevap evetse asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
- Bir taraf tüketici, diğeri satıcı ya da sağlayıcı mı? Bu hâlde tüketici mercileri devreye girer ve parasal eşik önem kazanır.
- İkisi de değilse genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Ticari nitelikteki alacak ve tazminat davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır. Aynı uyuşmazlık asliye hukukta açıldığında hem görevsizlik hem de dava şartı eksikliği gündeme gelir; bu ikili hata, kaybedilen süreyi telafi etmeyi güçleştirir.
Yetki: Sözleşme mi, Haksız Fiil mi?
Sözleşmeden doğan taleplerde davalının yerleşim yeri ile sözleşmenin ifa edileceği yer seçimlik olarak kullanılabilir. Haksız fiile dayanan taleplerde ise fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri arasında seçim yapılabilir. Aynı olaydan hem sözleşmesel hem haksız fiil sorumluluğu doğuyorsa, iki dayanağın yetki seçenekleri birlikte değerlendirilmelidir.
Zararın İspatı: Belirsiz Alacak Tuzağı
Tazminat davalarında en sık yapılan hata, zararın miktarı belirlenebilir olduğu hâlde davanın belirsiz alacak olarak açılmasıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu bu ayrımı sıkı biçimde uygular; yanlış tercih, ıslah ve zamanaşımı sorunlarını beraberinde getirir. Zarar kalemleri baştan ayrıştırılmalıdır:
- Fiili zarar ve yapılan masraflar
- Yoksun kalınan kazanç ve hesaplama yöntemi
- Gecikme faizinin başlangıç tarihi ve dayanağı
- Manevi tazminat talebinin dayandığı somut olgular
- Müterafik kusur iddiasına karşı hazırlanan cevap
Yanlış Mercie Başvurunun Süre Etkisi
Görevsizlik kararı verildiğinde dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesi için ayrı bir başvuru süresi işler; bu süre kaçırıldığında dava açılmamış sayılır ve zamanaşımı yönünden korunma ortadan kalkar. Bu nedenle dava açılmadan önce görev, yetki ve dava şartı üçlüsünün tek sayfada doğrulanması, sonradan yapılacak her düzeltmeden daha ucuzdur.
Yukarıdaki değerlendirme genel bilgilendirme amaçlıdır. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve zararın niteliği sonucu değiştirebileceğinden, dava açmadan önce dosyanız özelinde profesyonel bir inceleme yaptırmanız önerilir.