Sözleşmeye aykırılık hâlinde ihtarname çekilmesi çoğu dosyada ilk refleks olur. Asıl kırılma noktası ise ihtardan sonra başlar: dosya hangi mahkemeye, hangi yerde ve hangi ön basamaktan geçilerek taşınacaktır? Bu rehber, TBK kapsamındaki sözleşme ihlallerinde ihtar sonrası merci seçimini ve yanlış kapıya başvurmanın doğurduğu kaybı ele alır.
İhtar Çekildi, Sıra Doğru Kapıyı Bulmakta
Temerrüt ihtarı, borçluya uygun bir süre tanıyıp sonuçlarını bildirdiği ölçüde işlev görür. İhtarın içeriği ile sonradan açılacak davanın talep kalemleri birbirini tutmuyorsa, mahkeme önünde ispat zemini zayıflar. Bu nedenle ihtar metni yazılırken hangi seçimlik hakkın kullanılacağı, aynen ifa mı yoksa dönme ve tazminat mı istendiği baştan netleştirilmelidir.
Sözleşmenin Niteliği Görevi Belirler
Aynı ihlal, tarafların sıfatına göre üç ayrı mahkemenin önüne gidebilir:
- Taraflardan biri tüketici, diğeri satıcı veya sağlayıcı ise TKHK gereği tüketici uyuşmazlığı rejimi uygulanır.
- Her iki taraf için de ticari iş niteliğindeyse asliye ticaret mahkemesi devreye girer.
- Bunların dışındaki adi ilişkilerde HMK uyarınca genel görevli mahkeme yetkilidir.
Görev kuralları kamu düzenindendir; taraflar anlaşarak değiştiremez ve mahkeme bu konuyu kendiliğinden gözetir.
Yetki: Davalının Yerleşim Yeri mi, İfa Yeri mi?
Sözleşmeden doğan davalarda davalının yerleşim yeri mahkemesi yanında, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de seçimlik olarak kullanılabilir. İfa yerinin sözleşmede açıkça yazılı olması bu tercihi güçlendirir. Buna karşılık tüketici aleyhine kurulan yetki kayıtları bağlayıcı sayılmaz. Yetki itirazı ilk itiraz olduğundan, karşı tarafın süresinde ve usulüne uygun ileri sürmediği itiraz sonuç doğurmaz.
Ön Basamak Atlanırsa Dava Şartı Sorunu Doğar
Ticari nitelikteki para alacağı ve tazminat taleplerinde arabuluculuk dava şartıdır. Bu basamak atlanarak doğrudan dava açılırsa, esasa girilmeden usulden ret kararı verilir. Arabuluculuk başvurusunun yetkili büroya yapılması, son tutanağın davaya eklenmesi ve tutanakta talep konusunun somut biçimde yer alması pratikte sıkça gözden kaçan noktalardır.
Yanlış Mercie Başvurunun Bedeli
Görevsiz ya da yetkisiz mahkemeye açılan dava kendiliğinden düşmez; ancak kararın kesinleşmesinden sonra kanunda öngörülen kısa süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse dava açılmamış sayılır. Zamanaşımı ya da hak düşürücü sürenin dolmak üzere olduğu dosyalarda bu ihmal, alacağın tümüyle kaybına yol açabilir. Bu nedenle dava öncesi hazırlıkta görev, yetki ve dava şartı üçlüsü tek bir kontrol listesinde birlikte doğrulanmalıdır.
Burada anlatılanlar genel çerçeveyi tanıtmak içindir. Sözleşme metninin kendine özgü hükümleri, tarafların sıfatı ve ihlalin türü sonucu değiştirebileceğinden, ihtar veya dava adımına geçmeden önce dosyanın bir hukukçu tarafından incelenmesi yerinde olur.