İçeriğe geç
AC

Haksız Fiilde Yetkili Mahkeme Seçimi ve İhtarın Rolü

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Haksız fiilden doğan zararın tazmini istenirken davanın nerede açılacağı, çoğu zaman davanın hızını belirler. HMK bu davalarda zarar görene birden fazla seçenek tanır; bu seçeneği bilinçli kullanmak, delillerin bulunduğu yerde yargılama yapılmasını sağlar. Seçeneğin farkında olmamak ise dosyanın tanıkların ve keşif konusunun uzağında görülmesine yol açar.

Haksız Fiilde Seçimlik Yetki

  • Davalının yerleşim yeri mahkemesi (genel yetki kuralı).
  • Haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi.
  • Zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesi.
  • Zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi.

Bu yetki kuralları kesin nitelikte olmadığından davacı aralarında tercih yapabilir. Ancak tercihin gerekçesi dilekçede açıklanmazsa, karşı tarafın yetki itirazına verilecek cevap zayıf kalır.

Görevi Belirleyen Şey Sıfat mı, Konu mu?

Genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; fakat aynı olay farklı bir özel mahkemenin alanına girebilir. Zarar bir tüketici işleminden doğuyorsa tüketici mahkemesi, taraflar arasındaki ilişki ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi, iş ilişkisinden kaynaklanıyorsa iş mahkemesi görevlidir. Trafik kazalarında sigorta şirketine yöneltilen talepler bakımından ayrı bir değerlendirme gerekir. Görev kuralları kamu düzenindendir ve yargılamanın her aşamasında dikkate alınır.

İhtarın Faiz ve Temerrüt Üzerindeki Etkisi

TBK uyarınca haksız fiil failinin temerrüde düşmesi için ayrıca ihtara gerek bulunmaz; borçlu, zararın doğduğu andan itibaren sorumludur. Buna rağmen ihtar iki yönden değerlidir: karşı tarafın olaydan haberdar edildiğini belgeler ve dava öncesi bir uzlaşma zemini yaratır. Sözleşmeye aykırılıkla haksız fiilin iç içe geçtiği dosyalarda ise ihtar, hangi hukuki sebebe dayanıldığını netleştirmesi bakımından ayrıca önem taşır.

Ceza Yargılamasıyla Paralel Yürütme

Aynı fiil hem suç hem haksız fiil oluşturabilir. Ceza dosyasındaki bilirkişi raporları ve tespit tutanakları hukuk davasında delil olarak kullanılabilir; hukuk hâkimi ceza mahkemesinin maddi olguya ilişkin kesinleşmiş tespitleriyle bağlı olabilir. Bu nedenle ceza dosyasının aşaması, hukuk davasının açılma zamanının planlanmasında gözetilmelidir.

Zamanaşımının İki Katmanı

TBK, haksız fiilde zararın ve failin öğrenilmesine bağlı kısa süre ile fiilin işlendiği tarihten işleyen uzun süre öngörür. Ayrıca fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülüyorsa, tazminat talebi bakımından o süre uygulanır. Öğrenme anının ne zaman gerçekleştiği tartışmalıysa, bunu gösteren yazışma ve raporlar dosyaya konulmalıdır.

Buradaki genel çerçeve her dosyaya aynı biçimde uygulanmaz; zarar kalemleri ve taraf sıfatları sonucu değiştirir. Somut olayınızda merci ve süre tercihini bir hukukçuyla birlikte belirlemeniz isabetli olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla