Aynı olay hem bir sözleşmenin ihlali hem de haksız fiil oluşturabilir. Bakım sözleşmesi bulunan bir aracın hasar görmesi, taşıma sırasında yükün zarar görmesi ya da hizmet sunumu sırasında meydana gelen bedensel zarar bunun tipik örnekleridir. Talebin hangi temele oturtulduğu ise zamanaşımından ispat yüküne, görevli mahkemeden faiz başlangıcına kadar her şeyi değiştirir. Bu rehber, haksız fiil ile sözleşme yorumu arasındaki seçimi ve yanlış merciye başvuru riskini ele alıyor.
İki Temelin Pratik Farkları
- İspat: Sözleşmeye aykırılıkta borçlu kusursuzluğunu ispatla yükümlüyken, haksız fiilde kusurun ispatı kural olarak zarar görene düşer.
- Zamanaşımı: Türk Borçlar Kanunu iki temel için farklı süreler öngörür; süresi dolmuş bir temel yerine diğerinin tercih edilmesi gerekebilir.
- Yardımcı kişilerin fiili: Sözleşme ilişkisinde sorumluluğun kapsamı, haksız fiildeki sorumluluktan geniş olabilir.
- Talep kalemleri: Sözleşmesel temelde ifa ve müspet zarar; haksız fiilde ise fiilî zarar ve kazanç kaybı öne çıkar.
Sözleşmenin Yorumunda Bakılan Ölçüt
Sözleşme metni tartışmalıysa, tarafların gerçek ve ortak iradesi araştırılır; kelimelerin sözlük anlamı tek başına belirleyici olmaz. Bu araştırmada sözleşme öncesi yazışmalar, teklif ve şartname, faturalandırma pratiği ve tarafların uzun süredir sürdürdüğü uygulama önem taşır. Genel işlem koşulu niteliğindeki, tek taraflı hazırlanmış ve karşı tarafın müzakere etme imkânı bulunmayan hükümler ise ayrı bir denetime tabidir; sorumsuzluk kayıtlarının geçerliliği bu çerçevede tartışılır.
Görev Hatası Dosyayı Başa Sarar
Talebin tarafları uyuşmazlığın görüleceği mahkemeyi belirler. İşlem tüketici işlemi niteliğindeyse TKHK gereği tüketici mahkemesi görevlidir ve bu görev kuralı taraf iradesiyle değiştirilemez. İki tacir arasındaki ticari iş niteliğindeki uyuşmazlıklar ise ticaret mahkemesinin alanına girer; bunların bir kısmında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Genel nitelikteki alacak ve tazminat talepleri asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır, dosya gecikir ve bu arada zamanaşımı riski büyür.
Kademeli Talep Kurma
Nitelendirme gerçekten tartışmalıysa, dilekçede talebin kademeli olarak kurulması düşünülebilir: öncelikle sözleşmesel sorumluluk, kabul edilmediği takdirde haksız fiil sorumluluğu. Bu kurgu, hukuki nitelendirmeyi yapmakla görevli mahkemeye seçenek sunar ve tek bir temele bağlanmış talebin tümüyle reddedilmesi riskini azaltır. Delil listesi de her iki temeli birlikte destekleyecek biçimde hazırlanmalıdır.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve zararın doğduğu tarih sonucu değiştirebileceğinden, dava açılmadan önce nitelendirmenin bir hukukçuyla birlikte yapılması yerinde olur.