İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı ve İhbar Yükümlülüğü: Süreyi Kesen Adımlar ile Mercii Seçimi

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Alacak dosyalarında en sessiz kayıp zamanaşımıdır: ortada bir tebligat, bir uyarı ya da bir karar yoktur; süre kendiliğinden işler ve dava açıldığında karşı tarafın tek cümlelik def'i ile gündeme gelir. Bu rehber süreyi kesen adımlarla ihbar yükümlülüğünün nasıl birlikte planlanacağını ele alıyor.

Zamanaşımı Kendiliğinden Dikkate Alınmaz

TBK sisteminde zamanaşımı bir def'idir; hâkim tarafından resen gözetilmez, borçlunun usulüne uygun biçimde ileri sürmesi gerekir. Bu durum iki yönlü sonuç doğurur. Alacaklı bakımından süre geçmiş olsa bile dava açma imkânı teknik olarak kapanmaz; borçlu bakımından ise def'inin usulünce ve zamanında ileri sürülmemesi, tamamen savunulabilir bir dosyayı kaybettirebilir.

Süreyi Kesen ve Durduran Adımlar

  • Dava açılması ve usulüne uygun icra takibi başlatılması
  • Borçlunun borcu ikrar eden yazılı beyanı veya kısmi ödeme yapması
  • Rehin veya teminat verilmesi gibi borcu kabul anlamına gelen davranışlar
  • Tarafların hukuki ilişkisinden doğan ve kanunda öngörülen durma hâlleri

İhtar ile İhbar Arasındaki Fark

Uygulamada bu iki kavram birbirinin yerine kullanılır; oysa işlevleri farklıdır. İhtar, borçluyu temerrüde düşürmeye ve faiz ile fesih sonuçlarını doğurmaya yöneliktir. İhbar ise bir durumun karşı tarafa bildirilmesi yükümlülüğüdür; özellikle ayıplı mal ve hizmetlerde TKHK kapsamındaki bildirim, hakkın korunması bakımından belirleyici olabilir. Süresinde yapılmayan ihbar, zamanaşımı hiç dolmamış olsa dahi talebi zayıflatır.

Görevsiz Mahkemeye Gitmenin Süreye Etkisi

Alacağın kaynağı sözleşmenin türüne göre değişir ve taraflardan birinin tüketici ya da tacir olması görevli mahkemeyi değiştirir. Yanlış mercie başvurulduğunda dosya doğrudan kaybedilmez; mevzuat, görevsizlik veya yetkisizlik kararının kesinleşmesinin ardından belirli bir ek süre içinde yeniden başvuru imkânı tanır. Ancak bu imkân sınırlı ve kısa olduğundan, kararın kesinleşme tarihinin takip edilmemesi ilk hatadan daha ağır sonuç doğurur. HMK çerçevesindeki bu takvim, dosyanın ilk gününden itibaren yazılı olarak izlenmelidir.

Dosya Kurgusunun Sırası

  1. Borcun doğduğu an ile muaccel hâle geldiği an ayrı ayrı tespit edilir.
  2. Süreyi kesen her işlem tarihiyle birlikte tabloya işlenir.
  3. İhbar veya ihtar yükümlülüğü varsa yapılış şekli ve ispatı kontrol edilir.
  4. Görevli ve yetkili mahkeme, taraf sıfatları üzerinden dava açılmadan önce netleştirilir.

Bu açıklamalar genel çerçeve sunar; sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı sonucu belirgin biçimde değiştirir. Süre tartışmalı görünen dosyalarda, dava açılmadan önce hukuki değerlendirme yaptırılması yararlı olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla