Bir sözleşmenin ihlal edildiği anlaşıldığında ilk sorulacak soru, hangi talebin ileri sürüleceği değil; bu talebin dava edilebilmesi için önce arabuluculuk masasına oturulup oturulmayacağıdır. Kapsam yanlış belirlendiğinde dosya, esasına hiç girilmeden usulden reddedilir.
Uyuşmazlığın Kimliğini Belirlemek
TBK genel hükümlerine tabi bir sözleşme ihlali, tarafların sıfatına göre üç farklı rejime girebilir. Taraflardan biri tüketici ise TKHK; ilişki her iki taraf için ticari nitelikteyse TTK ve ticari davalara ilişkin kurallar; hiçbiri değilse genel hükümler uygulanır. Arabuluculuk dava şartı, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından ticari davalarda ve tüketici uyuşmazlıklarında aranır. Buna karşılık tespit, iptal veya aynen ifa gibi para dışı talepler ile ihtiyati tedbir istemleri farklı değerlendirilir. Aynı dilekçede para ve para dışı talepler birleştirildiğinde, şartın hangi kaleme uygulanacağı ayrı ayrı belirlenmelidir.
Temerrüt ve Seçimlik Haklar
İhlalin hukuki sonucu, borçlunun temerrüde düşürülüp düşürülmediğine bağlıdır. Karşı tarafa verilen uygun süreli ihtar, sonradan ileri sürülecek dönme, tazminat ve aynen ifa taleplerinin dayanağını oluşturur. İhtarın noter aracılığıyla ya da tebliğ kaydı bırakan bir yöntemle gönderilmesi, arabuluculuk masasında da mahkemede de aynı işlevi görür: hangi tarihte hangi talebin ileri sürüldüğünü sabitler. İhtarda sadece şikayet edilmesi yeterli değildir; verilen süre ve süre sonunda kullanılacak hak açıkça yazılmalıdır.
Masaya Götürülecek Delil Seti
- Sözleşmenin imzalı tam metni, ekleri ve sonradan yapılan değişiklikler.
- Sipariş, teslim, sevk ve kabul belgeleri ile bunların tarih sıralaması.
- Fatura ve cari hesap ekstresi; ödeme yapılan tutarların dekontları.
- Ayıp veya gecikme iddiasını gösteren teknik inceleme, fotoğraf ve muayene kayıtları.
- Taraflar arasındaki e-posta ve yazışma zinciri, kronolojik olarak.
Son Tutanağın Sessiz Etkisi
Arabuluculuk anlaşmayla sonuçlanırsa düzenlenen belge, şartları taşıdığında icra edilebilirlik bakımından güçlü bir konumdadır. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak, dava dilekçesinin zorunlu ekidir. Burada gözden kaçan nokta şudur: dava dilekçesinde ileri sürülen talep, arabuluculuk sürecinde görüşülen uyuşmazlık kapsamı ile örtüşmelidir. Sonradan eklenen ve masada hiç konuşulmamış bir alacak kalemi, dava şartı yönünden ayrı bir tartışma doğurur. Bu nedenle arabuluculuk başvuru formunda talebin konusu dar değil, kapsayıcı biçimde tanımlanmalıdır.
Yanlış Mercie Başvurunun İki Yüzü
Bir yanda arabuluculuğa gitmeden açılan dava, diğer yanda ise kapsam dışında olmasına rağmen arabuluculukla vakit kaybedilen acil dosya bulunur. İkincisi daha az fark edilir ama sonuçları ağır olabilir: zamanaşımı yaklaşan ya da karşı tarafın mal kaçırma ihtimali bulunan dosyalarda geçici hukuki koruma talebinin geciktirilmesi telafisi güç sonuç doğurur.
Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir; sözleşmenizin türü, tarafların sıfatı ve talebin konusu izlenecek usulü değiştirir. Dava yolunu seçmeden önce kapsam tespitini bir hukukçuyla yapmanız süre kaybını önleyecektir.