İçeriğe geç
AC

Tazminat Taleplerinde Delil Mimarisi: Sözleşme mi Haksız Fiil mi, Hangi Mahkeme

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Tazminat dosyalarında sonucu belirleyen ilk tercih, talebin hangi hukuki temele oturtulacağıdır. Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil görünümü taşıyabilir; ancak ispat yükü, zamanaşımı ve görevli mahkeme bu tercihe göre değişir. Bu yazı, TBK ekseninde tazminat taleplerinde delil mimarisinin nasıl kurulacağını ele alır.

Zararı Kalemlere Ayırmadan Talep Kurulmaz

Talep tek bir rakam olarak yazıldığında, bilirkişi incelemesi ve karşı tarafın savunması dağınık ilerler. Zararın fiilî kayıp, mahrum kalınan kazanç ve manevi zarar başlıkları altında ayrıştırılması hem ispatı hem hesabı kolaylaştırır. Her kalem için hangi belgenin dayanak yapıldığı dilekçede ayrıca gösterilmelidir.

Sözleşmesel Sorumluluk ile Haksız Fiil Ayrımı

Sözleşmeye dayanan taleplerde borçlunun kusursuzluğunu ispat etmesi beklenirken, haksız fiile dayanan taleplerde kusurun ortaya konması kural olarak zarar görene düşer. Zamanaşımı süreleri de bu iki temelde farklı işler. Fiil aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa, ceza zamanaşımına ilişkin özel durum ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle temel seçimi, dilekçe yazılmadan önce yapılması gereken bir tercihtir.

  • Sözleşme metni, ekleri ve değişiklik yazışmaları
  • Teslim, ifa ve gecikmeye ilişkin kayıtlar
  • İhtarname ve karşı tarafın verdiği yanıtlar
  • Zararı somutlaştıran fatura, ödeme ve rapor belgeleri

Senetle İspat Kuralının Etkisi

HMK, belirli bir değeri aşan hukuki işlemlerin kural olarak senetle ispatını öngörür. Elde yazılı bir belge yoksa, delil başlangıcı sayılabilecek yazışmaların bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Ticari ilişkilerde defter kayıtları ve cari hesap ekstreleri bu boşluğu kısmen doldurur. Tanık beyanının hangi hâllerde dinlenebileceği baştan planlanmadığında, dosya duruşma aşamasında zayıflar.

İlişkinin Niteliği Görevli Mahkemeyi Değiştirir

Karşı taraf bir satıcı ya da sağlayıcı, talep sahibi ise tüketici konumundaysa TKHK kapsamındaki yol devreye girer ve uyuşmazlık tüketici mahkemesinin görev alanına girebilir. İki tacir arasındaki ticari ilişkide ise asliye ticaret mahkemesi görevlidir ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan taleplerde arabuluculuk dava şartı gündeme gelir. Bunların dışında kalan uyuşmazlıklar asliye hukuk mahkemesinde görülür. Görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olması, hatanın sonradan düzeltilmesini zorlaştırır.

Somut olayın yapısı, taraf sıfatları ve elde bulunan belgeler bu çerçeveyi değiştirebilir. Dava açmadan önce hukuki temel ile görevli mahkemeyi birlikte belirlemeniz, dosyanın en baştan usul tartışmasına takılmasını önler.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla