Sözleşmeye aykırı ifada tartışma, çoğu zaman ayıbın varlığında değil, talebin nasıl hesaplandığında düğümlenir. TBK'nın satış ve eser sözleşmelerine ilişkin hükümleri ile HMK'nın belirsiz alacak ve kısmi dava düzenlemeleri, tazminat talebinin en baştan nasıl kurulacağını belirler. Yanlış kurulan bir talep, esasta haklı olan tarafı bile eksik sonuçla bırakabilir.
Hangi Seçimlik Hak, Hangi Hesabı Getirir
Ayıplı ifada alıcının önündeki seçenekler farklı hesap yöntemleri doğurur:
- Sözleşmeden dönme: verilenlerin iadesi ve dönmeden doğan zararların talebi
- Bedelden indirim: ayıplı hâl ile ayıpsız hâl arasındaki değer farkının hesabı
- Ücretsiz onarım: onarım bedeli ve onarım süresince doğan kullanım kaybı
- Ayıpsız misliyle değişim: ürünün emsal bedeli üzerinden karşılaştırma
Bu seçeneklerden birinin kullanılması, kural olarak diğerlerinden vazgeçildiği anlamına gelir. Bu nedenle ihtarname aşamasında yazılan cümlelerin, dava aşamasındaki talebi daraltıp daraltmadığı kontrol edilmelidir.
Zararı Kalemlere Ayırmak
- Doğrudan zarar: ayıbın giderilmesi için yapılan harcamalar, belgeye dayandırılır.
- Kullanım kaybı: ürünün veya eserin kullanılamadığı dönemin somut karşılığı gösterilir.
- Yan giderler: nakliye, montaj, ekspertiz ve teknik rapor bedelleri ayrı ayrı yazılır.
- Faiz: hangi tarihten itibaren ve hangi türde talep edildiği açıkça belirtilir.
Hesabın tamamının tek bir kalemde toplanması, bilirkişi incelemesinde ayrıştırılamayan bir talep doğurur ve kısmen reddedilme riskini artırır.
Talebin Türü: Kısmi Dava mı Belirsiz Alacak mı
Zararın miktarı davanın açıldığı anda tam olarak belirlenemiyorsa, talebin türü dikkatle seçilmelidir. Belirsiz alacak olarak açılabilecek bir talebin kısmi dava olarak açılması ya da tersi, harç ve zamanaşımı bakımından farklı sonuçlar doğurur. Islah imkânının bulunması, baştan yanlış kurulan bir talebi her zaman kurtarmaz.
Muhatap ve Mercii Karışıklığı
Talep, satıcıya mı, üreticiye mi, yoksa eser sözleşmesinde yükleniciye mi yöneltilecek? Ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi, tüketici işlemlerinde ise tüketici mahkemesi ya da parasal sınıra göre hakem heyeti devreye girer. Ayrıca ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı olması, doğrudan açılan davanın usulden reddine yol açabilir. Bu nedenle taraf sıfatı ve dava şartı, hesaplamadan önce netleştirilmelidir.
Kapanış
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve ayıbın niteliği hem hesabı hem de başvurulacak mercii değiştirebilir; talep tutarı yüksekse ihtarname aşamasından itibaren hukuki destek almak sonraki seçenekleri korur.