Teslim edilen edimin sözleşmeye aykırı çıkması hâlinde tartışma iki katmanda ilerler: ayıbın hukuken kabul edilip edilmeyeceği ve kabul edilirse zararın nasıl hesaplanacağı. TBK ve HMK ekseninde yürüyen bu süreçte alacaklının en çok zorlandığı nokta, haklı olduğu bir dosyada zararı rakamsal olarak ortaya koyamamaktır.
İhbar Yükümlülüğü ve Zaman Çizelgesi
Ayıbın türü, sürecin tamamını belirler. Gözle görülebilir ayıplarda muayene ve bildirim yükümlülüğü kısa süre içinde işler; gizli ayıplarda ise başlangıç anı ayıbın ortaya çıktığı tarihtir. Satıcının ayıbı ağır kusurla gizlediği hâllerde süreye dayalı savunmalar dinlenmez. Bu nedenle dosyanın ilk sayfası her zaman tarih çizelgesi olmalıdır: teslim tarihi, ilk arıza, yapılan bildirim ve alınan cevap.
Seçimlik Hakların Sonuçları Farklıdır
Alacaklının önündeki seçenekler aynı sonuca ulaşmaz ve tercih geri dönülemez etki doğurabilir:
- Sözleşmeden dönme; karşılıklı iadeyi gerektirir ve edimin iade edilebilir durumda olmasını şart kılar.
- Bedelden indirim; edimin kullanılmaya devam edildiği hâllerde uygundur.
- Onarım veya ayıpsız benzeriyle değişim; süreklilik arz eden ticari ilişkilerde tercih edilir.
- Bunlara ek olarak koşulları varsa tazminat istemi.
Tüketici sıfatının bulunduğu ilişkilerde TKHK kapsamındaki özel rejim uygulanır ve görevli merci değişir; bu ayrım baştan yapılmazsa dosya yanlış kapıya taşınır.
Tazminat Kaleminin Somutlaştırılması
Genel bir tutar yazmak yerine zarar kalem kalem gösterilmelidir. Uygulamada ispatı mümkün kalemler şunlardır: ayıbın giderilmesi için yapılan onarım gideri, yerine ikame edim temininde ödenen fark, üretimin durmasından doğan ve belgelenebilen kayıp, iade edilen veya iptal edilen siparişlerin faturaları, cezai şart kararlaştırılmışsa buna ilişkin talep. Belirsiz alacak veya kısmi dava tercihi de baştan yapılmalıdır; bu seçim, faizin işleyeceği tarih ve harç yükü bakımından sonuç doğurur.
Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk Şartı
Uyuşmazlık kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür; her iki tarafın da tacir olduğu ve işin ticari işletmeleriyle ilgili bulunduğu hâllerde asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Ticari davalara ilişkin para alacağı ve tazminat taleplerinde arabuluculuk dava şartıdır ve bu aşama tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri ile sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi seçeneklidir; tacirler arasındaki geçerli yetki sözleşmesi bu seçimi daraltabilir.
Sulh Yolunu Değerlendirirken
Bilirkişi incelemesi gerektiren teknik dosyalarda yargılama süresi uzar ve gider artar. Karşı taraf onarım veya kısmi iade öneriyorsa, teklifin ticari ilişkinin devamına etkisi de hesaba katılmalıdır. Ancak imzalanacak metnin yalnızca bilinen zararı mı kapsadığı, yoksa sonradan ortaya çıkabilecek gizli ayıpları da kapatıp kapatmadığı mutlaka netleştirilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgi niteliğindedir. Sözleşme hükümleri, özellikle sorumluluğu sınırlayan kayıtlar sonucu doğrudan etkilediğinden, adım atmadan önce sözleşmenin bütün olarak incelenmesi gerekir.