İçeriğe geç
AC

Haksız Fiilde Yetki Seçeneği ve Zararın Kalem Kalem İspatı

1 Nisan 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde davacıya birden fazla yetkili mahkeme seçeneği tanınmıştır. TBK, HMK ve TKHK çerçevesinde yürüyen bu dosyalarda asıl darboğaz yetki değil, zararın ve illiyet bağının somut biçimde ortaya konmasıdır. Aşağıda önce seçenekli yetki kuralı, ardından zarar hesabının nasıl kurulacağı ele alınmaktadır.

Yetkide Seçim Hakkı Davacıdadır

Haksız fiilden doğan davalarda; fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri arasında seçim yapılabilir. Bu seçenekler davacı lehinedir ve kesin yetki niteliği taşımaz. Seçimin pratik sonucu vardır: delillerin bulunduğu yere yakın bir mahkemenin tercih edilmesi, keşif ve tanık dinleme süreçlerini hızlandırır. Birden çok davalı varsa, herkes hakkında ortak yetkili bir yer bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Zamanaşımının İkili Yapısı

Haksız fiil sorumluluğunda zamanaşımı iki katmanlıdır: zarar görenin zararı ve failini öğrendiği andan itibaren işleyen kısa süre ile fiilin gerçekleştiği andan itibaren işleyen uzun süre. Ayrıca fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza zamanaşımının daha uzun olması hâlinde bu sürenin uygulanması gündeme gelir. Öğrenme anının ne zaman gerçekleştiği tartışmalıysa, bu anı gösteren yazışma ve raporların saklanması belirleyici olur.

Zarar Bir Rakam Değil, Bir Tablodur

  1. Fiili zarar: onarım, yenileme ve doğrudan yapılan harcamalar belgelenir.
  2. Yoksun kalınan kazanç: gelir kaybı, dönem karşılaştırmalı kayıtlarla gösterilir.
  3. Bedensel zarar varsa tedavi giderleri ve bakım ihtiyacı ayrı kalem yapılır.
  4. Manevi zarar, olayın ağırlığını ve etkisini anlatan somut olgularla desteklenir.
  5. Her kalem için ayrı belge klasörü tutulur ve toplam tutar buradan türetilir.

İlliyet Bağı Delilsiz Kurulamaz

Zararın varlığı ile bu zararın davalının eyleminden doğduğu iddiası farklı şeylerdir. İlliyet bağı, çoğu dosyada teknik inceleme gerektirir. Bu nedenle bilirkişiye yöneltilecek soruların; eylem ile sonuç arasındaki nedensellik zincirini, araya giren başka bir etkenin bulunup bulunmadığını ve zarar görenin kendi davranışının etkisini kapsayacak biçimde hazırlanması gerekir. Müterafik kusur iddiasına karşı hazırlıklı olunması, tazminattan yapılacak indirimi sınırlar.

Kısmi Dava mı, Belirsiz Alacak Davası mı?

Zararın miktarı dava açılırken tam olarak belirlenemiyorsa, talebin hangi dava türüyle ileri sürüleceği önemli bir tercihtir. Yanlış tercih; harç, faiz başlangıcı ve zamanaşımının kesilmesi bakımından sonuç doğurur. Miktarın belirlenebilir olduğu hâllerde belirsiz alacak davası açılması, dava şartı yokluğu itirazıyla karşılaşabilir. Bu nedenle mevcut belgelerle zararın hesaplanıp hesaplanamadığı, dilekçe yazılmadan önce dürüstçe değerlendirilmelidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Olayın niteliği, taraflar arasındaki ilişki ve zararın türü hem yetki tercihini hem de dava türünü etkileyebileceğinden, dava açılmadan önce hukuki destek alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla