Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde en pahalı hata, zararın büyüklüğünü ölçmeye çalışırken sürenin sessizce dolmasıdır. Borçlar hukukunda ihbar, ihtar ve dava birbirinin yerine geçmez; her biri farklı sonuç doğurur. Bu rehber, haksız fiil dosyasında ihbarın işlevini ve başvuru zincirinin doğru kurulmasını, zamanaşımı nedeniyle hak kaybı riski üzerinden anlatır.
İhbar Neyi Sağlar, Neyi Sağlamaz
İhbar, karşı tarafa zararın ve talebin varlığını bildiren bir bilgilendirmedir. Zararı gidermeye zorlamaz ama iki açıdan değerlidir: olayın öğrenilme anını belgelemesi ve karşı tarafın bilgisi olmadığı savunmasını zayıflatmasıdır. Buna karşılık ihbar, tek başına zamanaşımını kesmez. Uygulamada en çok görülen yanılgı, noterden bir ihtarname gönderdikten sonra sürenin "durduğunu" varsaymaktır. Süreyi kesen kural olarak dava açılması, icra takibi başlatılması ya da borçlunun borcu ikrar etmesi gibi işlemlerdir.
Öğrenme Anını Kim, Nasıl İspat Eder
Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil zamanaşımı, zarar görenin zararı ve failin kim olduğunu öğrendiği andan itibaren işleyen kısa süre ile fiilin gerçekleştiği andan itibaren işleyen uzun süreden oluşur. Bu ikili yapı, dosyanın kaderini belirler. Zarar bir anda değil zaman içinde ortaya çıkıyorsa (örneğin yapı kusurundan doğan hasarın büyümesi ya da bir yaralanmanın kalıcı sonucunun sonradan anlaşılması), öğrenme anı tartışmalıdır ve bunu ispat yükü davacıdadır.
- Sağlık raporu, maluliyet raporu veya kesin tanı tarihleri
- Hasar tespit tutanağı ve fotoğrafların meta verileri
- Sigorta eksper raporunun düzenlenme tarihi
- Kolluk tutanağı, kaza raporu veya olay yeri kayıtları
- Faille yapılan yazışmalar ve bunların tarihleri
Başvuru Zinciri: Sıralamayı Bozmayın
- Zarar kalemleri maddi ve manevi olarak ayrılır, hesaplanabilir olanlar belgeye bağlanır.
- Faile ve varsa sorumluluk sigortacısına yazılı bildirim yapılır.
- Sigorta başvurusu reddedilir ya da yanıtsız kalırsa Sigorta Tahkim yolu ile dava yolu karşılaştırılır.
- Ticari nitelikli uyuşmazlıklarda arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı kontrol edilir.
- Süre daralmışsa tam hesap beklenmeden belirsiz alacak davası tercih edilir.
Tüketici İşlemiyle Kesişen Haksız Fiiller
Ayıplı bir ürünün ya da hizmetin zarara yol açtığı hâllerde talep hem sözleşmeye hem haksız fiile dayandırılabilir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklarda parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti başvurusu zorunlu bir aşama olabilir. Yanlış mercie yapılan başvuru, çoğu zaman süreyi korumaz ve dosya yeniden kurulurken takvim iyice daralır. Bu nedenle başvuru mercii, dilekçe yazılmadan önce netleştirilmelidir.
Kapanış
Haksız fiil dosyalarında sürenin ne zaman başladığı çoğu kez olayın kendisinden daha çok tartışılır. Metindeki değerlendirmeler genel bilgi amaçlıdır; sizin olayınızda ceza yargılamasının varlığı, sigorta ilişkisi veya birden çok sorumlunun bulunması tabloyu tümüyle değiştirebilir. Bildirim yapmadan önce hukuki görüş alınması, sonradan telafisi olmayan tercihleri önler.