İçeriğe geç
AC

Haksız Fiilde İhbar, Görevli Mahkeme ve Yetki Seçimi

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde dosyanın kaderi çoğu kez ilk dilekçeden önce belirlenir. Zarar görenin hangi mahkemede dava açacağı, karşı tarafa ihbar çekip çekmeyeceği ve zararı nasıl belgelendireceği; TBK çerçevesindeki hakkın gerçekten tahsil edilip edilemeyeceğini belirler.

İhtarın Gerçek İşlevi Nedir

Zarar verene çekilen ihtar, tazminat hakkını doğuran bir işlem değildir; ancak temerrüdün oluştuğu anı ve dolayısıyla faizin başlangıcını belgelemek bakımından işlevlidir. Sigorta ilişkisi varsa poliçe kapsamındaki bildirim yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmesi ayrıca önem taşır. İhtar metninde zararın kalemleri ve talep edilen tutar belirsiz bırakıldığında, sonradan bu belgenin ispat gücü tartışmalı hale gelir.

Görev: Asliye Hukuk mu, Tüketici Mahkemesi mi

Zarar bir tüketici işleminden kaynaklanıyorsa TKHK kapsamında tüketici mahkemesi görevlidir ve bu görev kuralı kamu düzenindendir. Aynı olayda hem sözleşmesel hem haksız fiil sorumluluğu bir arada bulunabilir; bu durumda talebin nasıl kurulduğu görevli mahkemeyi doğrudan etkiler. Görevsizlik kararı sonrası dosyanın yeniden harekete geçirilmesi için öngörülen süre kaçırıldığında dava açılmamış sayılır.

Yetkide Zarar Görene Tanınan Seçimlik İmkân

HMK, haksız fiil davalarında birden çok yer mahkemesini yetkili kılar. Fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri arasında seçim yapılabilir. Bu seçim, tanıkların ve keşif konusu yerin bulunduğu yer düşünülerek yapıldığında yargılama belirgin biçimde hızlanır.

Delil Eksikliğinin Tipik Görünümleri

  • Olay anına ilişkin tutanak, kamera kaydı veya fotoğrafın olay tarihinde temin edilmemesi
  • Zararın miktarını gösteren fatura, onarım bedeli veya değer kaybı raporunun bulunmaması
  • Kazanç kaybı iddiasının vergi ve muhasebe kayıtlarıyla desteklenmemesi
  • Manevi tazminat talebinin somut olgularla değil genel ifadelerle temellendirilmesi
  • İlliyet bağını kuran teknik raporun hiç alınmaması

Süre Yönetimi ve Dava Öncesi Adımlar

  1. Fiilin ve failin öğrenildiği tarih belgeyle sabitlenir.
  2. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza soruşturmasının durumu dosyaya eklenir.
  3. Delil tespiti gereken hallerde dava açılmadan önce tespit talebinde bulunulur.
  4. İhtar çekilerek temerrüt anı belgelenir ve tebliğ parçası saklanır.
  5. Talep, belirsiz alacak veya kısmi dava olarak kurulacaksa gerekçesi dilekçede açıklanır.

Haksız fiil sorumluluğunda zamanaşımı, hem öğrenmeye bağlı kısa süre hem de fiilden itibaren işleyen uzun süre olmak üzere iki katmanlıdır; fiil suç teşkil ediyorsa daha uzun ceza zamanaşımının uygulanabildiği haller de vardır. Bu nedenle süre değerlendirmesi tek bir tarihe bakılarak yapılmamalıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda hangi sorumluluk türünün ve hangi sürenin uygulanacağı belgelerle birlikte incelenmeli, dava öncesinde hukuki görüş alınmalıdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla