İçeriğe geç
AC

Haksız Fiilde Seçimlik Yetki Kuralları ve Zamanaşımı Savunmasının Belgeyle Kurulması

31 Mart 2026 Borçlar Hukuku 3 dk okuma 88 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Haksız fiilden doğan tazminat talepleri, sözleşmesel taleplerden hem yetki hem de süre bakımından ayrılır. Kanun koyucu, zarar görene birden fazla mahkeme arasında seçim imkânı tanımış; buna karşılık görece kısa bir zamanaşımı öngörmüştür. Bu iki özelliğin birlikte okunmaması, güçlü bir dosyanın usulden zayıflamasına yol açar.

Dört Ayrı Yer Mahkemesi

Haksız fiilden doğan davalarda; fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri yetkilidir. Bunlara genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesi de eklenir. Bu seçimlik yapı, özellikle fiilin bir ilde gerçekleşip zararın başka bir ilde ortaya çıktığı olaylarda davacıya belirgin bir avantaj sağlar. Ancak seçilen yerin yetkisini kuran vakıa da ispat edilmelidir; zararın nerede doğduğu belirsizse yetki itirazı gündeme gelir.

Görev ve Yargı Yolu Ayrımı

Talep kural olarak asliye hukuk mahkemesinde ileri sürülür. Ancak zarar bir motorlu araç işletilmesinden doğmuşsa ve sigorta şirketine yöneltiliyorsa, uyuşmazlık farklı bir dava öncesi süreç gerektirebilir. İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlarda ise adli yargı değil idari yargı görevlidir; bu ayrımın atlanması, süresi içinde açılmış bir davanın yargı yolu nedeniyle reddine yol açar.

İki Yıl ve On Yıl

Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Öğrenme anı, çoğu zaman zararın tam olarak belirlendiği tarihe bağlanır; süregelen ve artan zararlarda bu tespit ayrı bir tartışma yaratır. Ayrıca fiil aynı zamanda bir suç oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülüyorsa, tazminat talebi için de bu uzun süre uygulanır. Bu kural, ceza soruşturması nedeniyle beklemiş dosyalarda belirleyici olabilir.

İspat Yükü Zarar Görendedir

Davacı dört unsuru birlikte ortaya koymak zorundadır: hukuka aykırı fiil, zarar, fiil ile zarar arasındaki nedensellik bağı ve kusur. Kusursuz sorumluluk hâlleri dışında bu dört ayak eksiksiz kurulmalıdır. Dosyanın ispat gücünü belirleyen kayıtlar şunlardır:

  • Olay yeri tutanağı, kolluk kaydı ve varsa kamera görüntülerinin talep tarihi
  • Zararın miktarını gösteren fatura, onarım kaydı ve değer kaybı raporu
  • Bedensel zarar varsa tedavi sürecinin kesintisiz belgelenmesi ve maluliyet değerlendirmesi
  • Görgü tanıklarının kimlik ve iletişim bilgileri
  • Ceza dosyası varsa iddianame ve bilirkişi raporlarının örneği

Ceza Dosyasının Etkisi

Ceza mahkemesinin maddi olguya ilişkin kesinleşmiş tespitleri hukuk hâkimini etkileyebilir; buna karşılık beraat kararı, tazminat sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İki dosyanın birbirine bağlanma biçimi, davanın açılma zamanını planlarken hesaba katılmalıdır.

Bu metin genel bilgi vermek amacıyla kaleme alınmıştır. Olayın niteliği, tarafların sıfatı ve zararın kapsamı yetki ile süre sonuçlarını değiştirebileceğinden, talep ileri sürülmeden önce dosyanın hukuki değerlendirmeden geçirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla