Tazminat taleplerinde tartışma çoğu zaman sorumluluğun varlığında değil, miktarında düğümlenir. TBK'nın sorumluluk ve tazminat hükümleri, HMK'nın dava türlerine ilişkin düzenlemeleri ve tüketici işlemlerinde TKHK, aynı zararın farklı mahkemeler önünde farklı biçimde hesaplanmasına yol açabilir. Bu rehber, hesap yönteminden önce gelen iki soruya odaklanır: dava nerede açılacak ve miktar nasıl ortaya konacak?
Görev Sorusu: İlişkinin Niteliği Belirleyicidir
Zarar bir tüketici işleminden doğuyorsa, parasal sınıra göre hakem heyeti veya tüketici mahkemesi devreye girer ve bu görev kuralı kamu düzenindendir. İlişki ticari nitelikteyse ticari dava usulü ve dava şartı olan arabuluculuk gündeme gelir. Bunların dışında kalan genel uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görevsiz mahkemede açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir; bu da zamanaşımı bakımından zorlayıcı bir tabloya dönüşebilir.
Yetki: Davacıya Bırakılan Seçim
Genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Haksız fiilden doğan taleplerde ise fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri arasında bir seçim imkânı bulunur. Sözleşmeden doğan taleplerde ifa yeri de gündeme gelebilir. Bu seçim yalnızca ulaşım kolaylığı meselesi değildir; delillerin ve tanıkların bulunduğu yer, keşif ve bilirkişi incelemesinin hızını doğrudan etkiler.
Dava Türünü Yanlış Seçmenin Bedeli
- Miktar başlangıçta belirlenemiyorsa, alacağın türüne uygun dava biçiminin seçilmesi gerekir.
- Kısmi talep ileri sürülmüşse, bakiye için sonradan yapılacak artırımın usulü baştan planlanmalıdır.
- Faiz başlangıç tarihi ve türü dilekçede açıkça talep edilmelidir; talep edilmeyen kalem hükümde yer bulmaz.
- Maddi ve manevi tazminat kalemleri ayrı ayrı miktarlandırılmalıdır.
Miktarı İspat Eden Belge Düzeni
- Zararın doğduğu ana ait fiyat, fatura ve ödeme kayıtlarının toplanması.
- Onarım veya ikame gideri varsa iki bağımsız teklifle desteklenmesi.
- Kazanç kaybı ileri sürülüyorsa, olaydan önceki ve sonraki döneme ait gelir kayıtlarının karşılaştırmalı sunulması.
- Bilirkişi incelemesi öncesinde, hesaba esas alınacak verilerin dosyada bulunduğunun kontrol edilmesi.
- Rapora itirazın, yönteme ve veriye ilişkin somut noktalar üzerinden yazılması.
Kapanış
Tazminat dosyalarında hesap raporu çoğu zaman dosyaya sunulan veriden daha iyisini üretemez; bu nedenle delil düzeni, hesabın kendisinden önce kurulmalıdır. Buradaki açıklamalar genel çerçeveyi anlatır ve her uyuşmazlığa doğrudan uygulanamaz; talebin miktarlandırılmasında hukuki destek alınması önerilir.