İçeriğe geç
AC

Sözleşmeden Doğan Tazminatta Görevli ve Yetkili Mahkeme: İspat Açığını Baştan Kapatmak

25 Mart 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Sözleşme ilişkisinden doğan tazminat taleplerinde dosyanın seyri çoğu zaman dilekçe yazılmadan önce belirlenir. Davanın hangi mahkemede açılacağı ve ispat yükünü karşılayacak belgelerin hangi aşamada dosyaya girdiği, esasa ilişkin haklılıktan bağımsız olarak sonucu değiştirebilir. Bu rehber, TBK ve HMK çerçevesinde görev-yetki analizini, ispat açığı riskiyle birlikte ele alıyor.

Görev Sorusu Esastan Önce Gelir

Tazminat alacağının kaynağı sözleşme olsa da, tarafların sıfatı görevli mahkemeyi değiştirebilir. Taraflardan biri tüketici konumundaysa uyuşmazlık tüketici yargısına, her iki taraf da tacir ve iş ticari işletmeyle ilgiliyse asliye ticaret mahkemesine düşer. Diğer hâllerde genel görevli mahkeme asliye hukuktur. Görev kuralı kamu düzenindendir; taraflar ileri sürmese de mahkeme kendiliğinden dikkate alır. Görevsizlik kararı verildiğinde dosyanın gönderilmesi için kanunda öngörülen kısa süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır ve bu, zamanaşımı yönünden telafisi güç bir kayba dönüşebilir.

Yetkide Seçim Hakkı ve Sınırları

Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. Bu ikinci seçenek, davacıya coğrafi avantaj sağlayabilir; ancak ifa yerinin nerede olduğu tartışmalıysa yetki itirazı gündeme gelir. Yetki sözleşmesi ise yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında geçerlidir; bu sıfatı taşımayan taraflar arasında yapılan yetki kayıtları sonuç doğurmaz.

Yetki Tartışması Aslında Bir Delil Tartışmasıdır

Uygulamada gözden kaçan nokta şudur: ifa yeri iddiası da ispatlanmak zorundadır. Teslim tutanağı, irsaliye, kabul yazışması, montaj veya hizmet tamamlama kaydı bulunmadığında, davacının seçtiği yer mahkemesi yetkisiz sayılabilir. Bu nedenle yetki gerekçesini destekleyen belgeler dava dilekçesine eklenmeli, sadece esasa ilişkin delillerle yetinilmemelidir.

Dava Öncesi Delil Kurtarma Adımları

  • Zarar veya ayıp fiziki nitelikteyse, durum değişmeden delil tespiti talebinde bulunmak
  • İhtarname ile temerrüdü ve talebin içeriğini kayıt altına almak
  • Ödeme ve iade akışını banka dekontlarıyla tarih sırasına dizmek
  • Elektronik yazışmaları kaynağıyla birlikte, ekleriyle bütün hâlinde saklamak
  • Zararın miktarını hesaplanabilir kılan tabloyu dilekçeden önce hazırlamak

Zamanaşımını Gözden Kaçırmamak

Sözleşmeye aykırılıktan doğan alacaklarda kural olarak on yıllık zamanaşımı uygulanır; ancak bazı sözleşme tipleri için daha kısa süreler öngörülmüştür. Yanlış mahkemede geçen aylar, bu süreyi sessizce eritir. Süre hesabını dosya açılışında yazılı hâle getirmek, en basit ama en etkili koruma yöntemidir.

Buradaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirmedir. Sözleşmenin metni, tarafların sıfatı ve ifa koşulları değiştiğinde görev, yetki ve süre sonuçları da değişir; bu nedenle somut dosyanın bir hukukçu tarafından değerlendirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla