Ticari ve günlük ilişkilerde aynı olay hem sözleşmenin ihlali hem de haksız fiil olarak nitelenebilir. Bu ikili görünüm, dava dilekçesi yazılırken masum bir tercih gibi görünse de yetkili mahkemeyi, ispat yükünü ve zamanaşımını birlikte değiştirir. TBK, HMK ve TKHK çerçevesinde aşağıda bu kesişimin yetki analizi ve sulh anlaşmasına etkisi ele alınıyor.
Aynı Olay, İki Hukuki Sebep
Bir hizmetin hatalı görülmesi sonucu zarar doğduğunda, talep sözleşmeye aykırılığa dayandırılabileceği gibi haksız fiil hükümlerine de dayandırılabilir. Sözleşmeye dayanan kurguda ilişkinin varlığı ve içeriği tartışılır; haksız fiil kurgusunda ise kusur, zarar ve illiyet bağı öne çıkar. Talebin hangi temele oturtulacağı, sözleşme metninin sınırlayıcı hükümleri ile zararın türüne göre belirlenir. Her iki sebebin birlikte ileri sürülmesi mümkündür; ancak dilekçede hangi vakıanın hangi sebebe dayandığı ayrıştırılmadığında dosya karışır.
Yer Yetkisinde Ortaya Çıkan Seçenekler
Genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Haksız fiilde bunun yanına fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri eklenir; sözleşmeden doğan taleplerde ise sözleşmenin ifa edileceği yer gündeme gelir. Bu nedenle sebep seçimi, pratikte davanın hangi ilde görüleceğini de belirler. Tacirler arasındaki ilişkilerde geçerli bir yetki sözleşmesi varsa, sözleşmeye dayanan talepler bakımından bu kayıt uygulanır; haksız fiil temelli taleplerde ise kaydın kapsamı ayrıca tartışılır.
Görev Sorunu Yetkiden Önce Çözülür
İlişki bir tüketici işlemi niteliğindeyse TKHK uyarınca tüketici mahkemesi görevlidir ve görev kuralları taraf iradesiyle değiştirilemez. Ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi, bunun dışındaki hâllerde asliye hukuk mahkemesi devreye girer. Görev konusunda yapılan hata, yetki hatasından daha ağır sonuç doğurur; bu yüzden analiz sırası her zaman görev, sonra yer yetkisi biçimindedir.
Sulh Anlaşmasında Sebep Ayrımını Korumak
Karşı taraf uzlaşma önerdiğinde, ödemenin hangi sebebe ilişkin olduğu metne yazılmalıdır. Sözleşmeden doğan alacak için yapılan ödeme, haksız fiil nedeniyle doğan manevi zarar talebini kendiliğinden karşılamaz; ancak geniş yazılmış bir ibra kaydı bu ayrımı ortadan kaldırır. Uzlaşmanın avantajı hız ve masraf tasarrufudur; bedeli ise ileride ortaya çıkabilecek zarar kalemlerinden vazgeçmek olabilir. Zararın kapsamı henüz netleşmemişse, kısmî sulh ile açık kalemleri saklı tutmak dengeli bir çözümdür.
Yukarıdaki çerçeve tipik dosya akışını anlatır; sözleşme hükümleri, tarafların sıfatı ve zararın niteliği sonucu değiştirebilir. Sebep ve merci seçiminde tereddüt varsa, dava açılmadan önce hukuki değerlendirme almak dosyanın seyrini belirler.