Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce yapılması gereken bir kontrol vardır: bu uyuşmazlık için arabuluculuk dava şartı mıdır, değil midir? Bu sorunun cevabı yanlış verildiğinde, esas bakımından ne kadar güçlü olursa olsun dava usulden sonuçlanabilir. İkinci kontrol ise zamanlamadır; arabuluculuk süreci başlatılırken alacağın zamanaşımı durumunun ne olduğu bilinmelidir.
Uyuşmazlığın niteliği, yolu belirler
Ticari nitelikteki alacak ve tazminat talepleri ile tüketici işleminden doğan talepler farklı rejimlere tabidir. TBK kapsamındaki genel sözleşme ilişkisi ile TKHK kapsamına giren bir işlem aynı olayda iç içe geçebilir. Bu ayrım yapılmadan başlatılan bir süreç, doğru muhataba ulaşsa bile dava şartını karşılamayabilir.
Temerrüt ve ihtar takvimi
Arabuluculuğa gitmeden önce borçlunun temerrüde düşürülüp düşürülmediği kontrol edilmelidir; faiz başlangıcı ve bazı hallerde talep hakkının doğumu buna bağlıdır. İhtarın içeriği, verilen sürenin makul olup olmadığı ve gönderim biçimi sonradan tartışma konusu olur. İhtar metninde talebin miktarı ile dayanağının açıkça gösterilmesi, arabuluculuk görüşmesinde de pazarlığın zeminini oluşturur.
Görüşmeye hazırlıksız gitmenin bedeli
- Alacak kalemlerinin ayrıştırılmadan tek rakam olarak sunulması
- Sözleşmenin hangi maddesinin ihlal edildiğinin gösterilememesi
- Karşı tarafın temsilcisinin yetkisinin baştan sorgulanmaması
- Anlaşma halinde ödeme takviminin belgeye bağlanmaması
- Son tutanağın içeriğinin okunmadan imzalanması
Son tutanak, dava dosyasının ilk belgesidir
Anlaşmama ile sonuçlanan süreçte düzenlenen son tutanak, açılacak davanın ekinde yer alır ve dava şartının yerine getirildiğini gösterir. Tutanakta tarafların doğru gösterilmesi kritik önemdedir; davalı olarak gösterilecek kişi süreçte taraf değilse, dava şartı o kişi bakımından karşılanmamış olur. Anlaşma sağlandığında ise belgenin icra edilebilirliği ve kapsamının hangi talepleri tükettiği ayrıca kontrol edilmelidir.
Dava aşamasına geçiş planı
HMK sistemi içinde dava dilekçesi, arabuluculukta ileri sürülen taleplerle tutarlı olmalıdır. Görüşmede hiç gündeme gelmemiş bir kalemin davada belirmesi, karşı tarafa usule ilişkin itiraz zemini yaratır. Bu nedenle arabuluculuk dosyası hazırlanırken, dava dilekçesinin talep sonucu bölümü de zihnen kurulmuş olmalıdır. Belirsiz alacak veya kısmi dava tercihinin sonuçları, bu aşamada değerlendirilir.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar. Sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı uygulanacak usulü değiştirebileceğinden, süreci başlatmadan önce hukuki görüş almanız yerinde olacaktır.