Bir sözleşmenin taraflardan biri tarafından ihlal edilmesi, çoğu zaman zararın giderilmesinden çok ihlalin ispatı sorununu doğurur. Sözleşmeye aykırılık iddiasında başarı, büyük ölçüde delilin baştan doğru kurgulanmasına bağlıdır.
İspat Yükü Kimde
Kural olarak bir hakkın varlığını iddia eden, onu ispatla yükümlüdür. Alacaklı borcun doğduğunu ve muaccel olduğunu; borçlu ise ödeme, ibra ya da ifa imkânsızlığı gibi savunmalarını ispatlar. Bu dağılım, hangi belgenin kimden isteneceğini baştan belirlediğinden delil planı buna göre yapılır.
Temerrüdün Kurulması
TBK uyarınca borçlunun temerrüde düşürülmesi çoğu halde ihtarı gerektirir. İhtarın içeriği, verilen süre ve tebliğ tarihi, gecikme faizinin ve dönme hakkının başlangıcını etkiler. İfa imkânsızlığı ile temerrüdün ayrımı, talep edilecek tazminatın türünü değiştirir.
Tüketici İşlemiyle Kesişme
Sözleşmenin bir tarafı tüketici ise, TKHK'nın koruyucu hükümleri devreye girer ve yetkili mercii ile başvuru yolu farklılaşır. Bu nedenle sözleşmenin niteliği baştan doğru tanımlanmalıdır.
Delil Zincirinin Kurulması
- Sözleşme, ekleri ve varsa değişiklik protokolleri
- Fatura, teslim ve ödeme belgeleri
- Taraflar arası yazışmalar ve ihtarlar
Talep Kalemlerinin Ayrıştırılması
HMK usulü çerçevesinde, aynen ifa, dönme, tazminat ve faiz talepleri birbirinden ayrı ve ölçülebilir biçimde ileri sürülmelidir. Belirsiz alacak veya kısmi dava tercihinin sonuçları, zamanaşımı ve faiz yönünden önceden değerlendirilmelidir.
Bu metin genel bilgilendirme niteliğindedir. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve ihlalin biçimine göre izlenecek yol değişeceğinden, somut uyuşmazlığınızı bir uzmana danışmanız yararlı olacaktır.