Bir sözleşme ihlali iddiasının kaderi, çoğu zaman tarafların ne kararlaştırdığının nasıl anlaşılacağına, yani sözleşmenin yorumuna bağlıdır. Metnin lafzı ile tarafların gerçek iradesi çeliştiğinde, hukuk gerçek iradeyi araştırmayı emreder.
Yorumun Çıkış Noktası
TBK, sözleşmelerin yorumunda tarafların gerçek ve ortak iradesinin esas alınmasını öngörür. Yanlış yazılmış bir ifade veya kullanılan hatalı bir sözcük, tarafların asıl amacını gölgeleyemez. Bu ilke, özellikle karşı tarafın metni kendi lehine çevirmeye çalıştığı uyuşmazlıklarda belirleyici olur.
İhlalin Tespiti
Bir edimin ihlal edildiğini ileri sürmek için önce o edimin içeriğinin netleştirilmesi gerekir. Bu aşamada şu sorular yanıtlanır:
- Taraflar somut olarak neyi taahhüt etti?
- Edim gereği gibi mi, eksik mi, yoksa hiç mi ifa edildi?
- İhlal, esaslı bir yükümlülüğe mi yoksa yan bir yükümlülüğe mi ilişkin?
Tüketici Sözleşmelerinde Farklılık
Sözleşmenin bir tarafı tüketici ise TKHK'nın koruyucu hükümleri devreye girer. Haksız şart niteliğindeki hükümler tüketiciyi bağlamaz ve belirsiz ifadeler tüketici lehine yorumlanır. Bu nedenle aynı ihlal, tacirler arası bir ilişkide farklı, tüketici ilişkisinde farklı sonuç doğurabilir.
İspatın Kurgulanması
HMK çerçevesinde iddiasını ileri süren taraf onu ispatla yükümlüdür. Sözleşme ihlallerinde yazışmalar, teslim belgeleri, ihtarnameler ve edimin ifasına ilişkin kayıtlar ispatın omurgasını oluşturur. İhtar çekilerek karşı tarafa ifa için süre verilmesi, hem temerrüdün belgelenmesi hem de sonraki taleplerin dayanağı bakımından önemlidir.
Bu yazı bilgilendirme niteliğindedir. Sözleşmenizin metni ve tarafların konumu sonucu doğrudan etkilediğinden, ihlal iddianızı ileri sürmeden önce hukuki değerlendirme almanız önerilir.