Bir sözleşmenin ihlal edildiği kanaatine varıldığında ilk refleks dava açmak olur; oysa TBK sisteminde birçok talebin doğması, önce usulüne uygun bir ihbar veya ihtara bağlıdır. HMK'nın yetki kuralları ile TKHK'nın görev düzeni de hesaba katılmadığında, haklı bir talep yanlış kapıda tıkanabilir.
İhtarın Hukuki İşlevi Nedir?
İhtar, çoğu halde borçluyu temerrüde düşürmek ve ona ifa için uygun bir süre vermek amacı taşır. Bu iki işlev karışırsa metin amacına ulaşmaz: yalnızca “ödeme yapmanızı isterim” diyen bir yazı, sözleşmeden dönme veya fesih hakkını kullanmaya yeterli olmayabilir. İyi kurulmuş bir ihtarda edimin ne olduğu, hangi tarihte muaccel olduğu, verilen sürenin uzunluğu ve süre sonunda hangi hakkın kullanılacağı açıkça yazılır. Noter aracılığıyla gönderim, hem içeriği hem tebliğ tarihini sabitler.
Yetki: Davalının Yerleşim Yeri ve İfa Yeri
Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda ise sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de seçimlik olarak yetkilidir. Sözleşmede ifa yerinin açıkça belirlenmiş olması, bu seçeneği kullanmayı kolaylaştırır. Yetki sözleşmesi yapılması ise yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında mümkündür; tüketici konumundaki tarafa karşı bu tür bir kayıt ileri sürülemez.
Görev: Asliye Hukuk, Ticaret ya da Tüketici
- İlişki her iki taraf yönünden ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi gündeme gelir.
- Taraflardan biri TKHK anlamında tüketici ise tüketici mahkemesi görevlidir; parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda önce tüketici hakem heyetine başvurulması gerekir.
- Bu ikisi dışındaki uyuşmazlıklarda genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Dava Şartı Arabuluculuk Kontrolü
Konusu para alacağı veya tazminat olan ticari ve tüketici uyuşmazlıklarının önemli bölümünde arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Bu adım atlanırsa dava esasa girilmeden usulden reddedilir. Son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi ve tutanaktaki uyuşmazlık konusunun dava dilekçesindeki taleple örtüşmesi gerekir.
Zamanaşımını İhtarla Karıştırmayın
İhtar çekmek zamanaşımını kesmez; kesme sebepleri kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Sözleşmeden doğan alacaklarda kural olarak on yıllık süre işlerken, kanunda sayılan bazı alacaklar için beş yıllık süre öngörülmüştür. Alacağın hangi gruba girdiği belirlenmeden yapılan bekleme, talebin tümüyle kaybına yol açabilir.
Bu yazı genel bilgi sunar; sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve metindeki özel kayıtlar sonucu değiştirebilir. Sözleşmenizi ve yazışmalarınızı birlikte değerlendirecek bir hukukçudan görüş almanız isabetli olur.