Bir sözleşmede karşı taraf edimini yerine getirmediğinde, atılacak ilk hukuki adım çoğu zaman usulüne uygun bir ihtar göndermektir. Bu rehber TBK ekseninde sözleşme ihlali halinde ihtarın işlevini ve doğru kurgusunu ele alır.
İhtar Neden Bu Kadar Belirleyici
Borçlunun temerrüde düşmesi çoğu durumda alacaklının ihtarına bağlıdır. İhtar, hem borçluyu resmen mütemerrit hale getirir hem de gecikme faizi, dönme veya aynen ifa gibi hakların doğması için zemin hazırlar. Bu yüzden ihtarın içeriği kadar gönderim biçimi de önem taşır.
Geçerli Bir İhtarda Bulunması Gerekenler
- Hangi sözleşmeye ve hangi edime dayanıldığının açıkça belirtilmesi
- Yerine getirilmesi istenen borcun net ve ölçülebilir tanımı
- Makul bir ifa süresi tanınması
- Süre sonunda başvurulacak hakların (dönme, tazminat vb.) hatırlatılması
İhtardan Sonra Açılan Yollar
Tanınan süre sonunda borç hala ifa edilmezse alacaklının önünde birkaç seçenek belirir: aynen ifayı ve gecikme tazminatını talep etmek, sözleşmeden dönerek verdiğini geri istemek ya da koşulları varsa müspet zararını dava etmek. Hangi yolun seçileceği, sözleşmenin türüne ve alacaklının menfaatine göre değişir.
İspat ve Belge Düzeni
Uyuşmazlık dava aşamasına taşındığında en çok, edimin hiç ya da gereği gibi yerine getirilmediği tartışılır. Bu nedenle sipariş, teslim, yazışma ve ödeme kayıtları tarih sırasıyla saklanmalı; ihtarın karşı tarafa ulaştığını gösteren belge ayrıca muhafaza edilmelidir.
Süre Hesabında Dikkat
Sözleşmeye dayalı alacaklarda zamanaşımı, alacağın türüne göre değişkendir. Bu sürenin dolması alacağı kendiliğinden yok etmese de karşı taraf zamanaşımı def'ini ileri sürerse talep etkisiz kalabilir. Bu yüzden alacağın doğduğu tarih baştan kayıt altına alınmalıdır.
Bu metin genel bilgi sunar. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve somut ihlalin niteliği sonucu değiştirebileceğinden, adım atmadan önce dosyaya özel hukuki görüş almanız isabetli olacaktır.