İçeriğe geç
AC

Tazminat Talebinde Zamanaşımı ve Delil Sırası: Dava Öncesi Usul Planı

26 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 68 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Tazminat talepleri, dayandıkları hukuki sebebe göre birbirinden çok farklı zaman rejimlerine tabidir. Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil olarak nitelendirilebiliyorsa, seçilecek yol zamanaşımını ve ispat yükünü doğrudan değiştirir. TBK, HMK ve tüketici mevzuatı ekseninde hazırlanan bu plan, dava açılmadan önce yapılması gerekenleri sıraya koyar.

Önce Hukuki Sebebi, Sonra Süreyi Belirleyin

Haksız fiile dayanan tazminat taleplerinde zamanaşımı, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren on yıl olarak işler. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza zamanaşımı süresi uygulanabilir ve bu, hak arama penceresini genişletir. Sözleşmeye aykırılıktan doğan taleplerde ise kural on yıllık süre olmakla birlikte, iş görme ve satım gibi belirli ilişkilerde daha kısa özel süreler öngörülmüştür. İlk yapılacak iş, olayı iki sütunlu bir tabloya yazıp her sütunun altına ilgili süreyi ve ispat edilmesi gereken unsurları not etmektir.

Zararı Kalem Kalem Belgelemek

Talebin miktarı soyut kaldığında, en güçlü sorumluluk iddiası bile karşılıksız kalır. Zarar kalemleri ayrıştırılarak belgelenmelidir:

  • Fiili zarar: fatura, onarım bedeli, ekspertiz raporu, ödeme dekontu.
  • Yoksun kalınan kâr: sözleşme, sipariş kayıtları, önceki dönem gelir verileri.
  • Bedensel zararlarda: sağlık raporları, tedavi giderleri, iş göremezlik belgeleri.
  • Manevi tazminatta: olayın oluş biçimini ve etkisini gösteren delil ve tanık beyanları.

Belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki tercih de bu aşamada yapılır; miktarın belirlenebilir olup olmadığı, faiz başlangıcı ve harç yükü bakımından sonuç doğurur.

İhtarname, Arabuluculuk ve Temerrüt Anı

Dava öncesinde gönderilecek ihtarname yalnızca bir nezaket adımı değildir; borçluyu temerrüde düşürerek faizin başlangıç tarihini belirler. Ticari uyuşmazlıklar ile tüketici uyuşmazlıklarının bir kısmında arabuluculuk dava şartı olarak öngörülmüştür; bu aşama atlandığında dava usulden reddedilir. Arabuluculuk toplantısına, hesap tablosu ve belgelerle hazırlıklı gidilmesi, hem anlaşma ihtimalini artırır hem de anlaşma olmazsa yargılamaya girecek dosyanın düzenini kurar.

Sulh mü, Yargılama mı? Kararı Veriler Üzerinden Vermek

  1. Karşı tarafın ödeme gücü ve tespit edilebilir malvarlığı araştırılır.
  2. Delil gücü zayıf kalemler ile güçlü kalemler ayrılır; sulh teklifi buna göre kurulur.
  3. Yargılama süresi boyunca işleyecek faiz ile enflasyon etkisi karşılaştırılır.
  4. İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz ihtiyacı, dava açılmadan önce değerlendirilir.
  5. Anlaşma sağlanırsa, ibra kapsamı ve saklı tutulan talepler metne açıkça yazılır.

Bu açıklamalar genel niteliktedir; ilişkinin türü, tarafların sıfatı ve zararın doğuş biçimi süreleri ve izlenecek yolu değiştirebilir. Zamanaşımı riskini bertaraf etmek için talebinizi bir hukukçuyla birlikte nitelendirmeniz önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla