İçeriğe geç
AC

Tazminat Taleplerinde İhbar ve Zarar İspatı: Kayıt Düzeni ile Sulh Kararı

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 89 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Sözleşmeden doğan tazminat taleplerinde davanın kaderi çoğu kez zararın büyüklüğünde değil, ihbarın zamanında yapılıp yapılmadığında ve zararın kalem kalem belgelenip belgelenmediğinde belirlenir. Haklılık ile ispat edilebilirlik farklı şeylerdir.

İhbarın Zamanı, Şekli ve Muhatabı

Ayıp, gecikme veya aykırı ifa hâllerinde karşı tarafa yapılan bildirim, sonraki tüm taleplerin dayanağıdır. İhbarın gönderildiği kanal kadar, muhatabın sözleşmede gösterilen adres ve yetkili kişi olması da önemlidir. Sözleşmede özel bir bildirim usulü kararlaştırılmışsa buna uyulmaması, esasa girilmeden talebin karşılanmamasına yol açabilir. Bildirimin içeriğinde aykırılığın niteliği, tarihi ve talep açıkça yazılmalıdır.

Zarar Kalemlerini Ayrıştırmak

Toplu bir rakam yerine, her kalem ayrı dayanakla sunulmalıdır:

  • Fiilen yapılan giderler: fatura, dekont, keşif ve onarım kayıtları
  • Yoksun kalınan kazanç: sipariş, sözleşme ve ciro karşılaştırmaları
  • İkame temin giderleri ve gecikmeden doğan ek maliyetler
  • Ceza koşulu kararlaştırılmışsa sözleşmedeki hüküm metni

İlliyet Bağını Görünür Kılmak

Zarar ile karşı tarafın davranışı arasındaki bağın gösterilmesi, teknik dosyalarda çoğu zaman bilirkişi incelemesini gerektirir. Bu nedenle olay anındaki durumu tespit eden kayıtlar (fotoğraf, tutanak, teslim belgesi) sonradan üretilemeyeceğinden erken aşamada toplanmalıdır. Zararın artmasını önlemek için makul tedbirlerin alındığını gösteren belgeler de dosyaya konulmalıdır; bu tedbirlerin alınmaması, tazminatın belirlenmesinde aleyhe değerlendirilebilir.

Sulh Sözleşmesi mi, Dava mı

Karşı taraf kısmi ödeme teklif ettiğinde, teklifin hangi kalemleri kapsadığı ve gelecekte ortaya çıkabilecek zararlar bakımından sonuç doğurup doğurmayacağı yazılı olarak düzenlenmelidir. Kapsamı belirsiz feragat ifadeleri, henüz bilinmeyen zararlar için de kapıyı kapatabilir. Sulh tercihinde zamanaşımı süresinin durumu, faiz başlangıcı ve karşı tarafın ödeme gücü birlikte değerlendirilmelidir. TBK ve HMK çerçevesinde yürüyen bu değerlendirmede, tüketici sıfatının bulunduğu ilişkilerde TKHK'nın özel hükümleri de gözetilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı sonucu değiştirebilir. Bildirim gönderilmeden önce metnin hukuki denetimden geçirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla