İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Def'i ve Sözleşme Yorumu: Tarih Zincirini İspat Etmek

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda zamanaşımı, çoğu zaman esasa hiç girilmeden sonucu belirler. TBK, HMK ve tüketici ilişkilerinde TKHK çerçevesinde yürütülen tartışmada iki ayrı ispat konusu vardır: sürenin ne zaman işlemeye başladığı ve bu sürenin arada kesilip kesilmediği. Sözleşmenin yorumu ise genellikle bu iki sorunun cevabını değiştiren üçüncü bir katman olarak devreye girer.

Başlangıç Tarihi Hangi Belgeyle Sabitlenir

Sürenin başlangıcı, tarafların kabul ettiği bir tarih değil, alacağın muaccel hâle geldiği andır. Bunu gösteren belge çoğu zaman sözleşmenin kendisi değil, ifa takvimini içeren yan evraktır: teslim tutanağı, hakediş, fatura tarihi, iş bitirme yazısı ya da ihtarname. Vadeli bir edimde vade tarihinin nasıl hesaplandığı sözleşmede açıkça yazmıyorsa, tarafların önceki uygulamaları bu boşluğu doldurmakta kullanılır.

Kesilme ve Durma İddiasında Delil

  • Borçlunun kısmi ödemesi ve bunu gösteren dekont
  • Yazılı borç ikrarı veya ödeme planı teklifi
  • Açılmış dava ya da başlatılmış icra takibinin tarihi
  • Teminat verilmesi veya rehin tesisi işlemleri

Bu kalemlerin her biri için tarih tek başına yeterli değildir; ilgili belgenin hangi alacağa ilişkin olduğunun anlaşılması gerekir. Açıklamasız yapılmış bir ödeme, birden fazla alacak bulunan cari ilişkilerde hangi borca sayılacağı tartışmasını doğurur ve beklenen etkiyi göstermeyebilir.

Sözleşmenin Yorumunda Yan Deliller

Metin kapalı ya da çelişkili ise, tarafların gerçek iradesi araştırılır. Bu araştırmada sözleşme öncesi yazışmalar, teklif ve sipariş formları, faturaların düzenlenme biçimi, cari hesap mutabakatları ve tarafların yıllardır sürdürdüğü uygulama belirleyici olur. Ticari ilişkilerde teyit yazılarına verilen ya da verilmeyen cevaplar da bu yorumun parçasıdır. Bu nedenle zamanaşımı savunması hazırlanırken sözleşme metni kadar ilişkinin fiilî seyri de incelenmelidir.

Müzakere Süreci Süreye Etki Eder mi

Uygulamada en riskli hata, karşı tarafla ödeme görüşmesi sürerken sürenin durduğunun varsayılmasıdır. Taraflar arasındaki serbest yazışmalar kural olarak zamanaşımını kesmez. Buna karşılık arabuluculuk sürecinin sürelere etkisi ilgili düzenlemede özel olarak ele alınmıştır ve bu, dava şartı olarak öngörülen hâllerde ayrıca değerlendirilmelidir. Anlaşma ihtimali güçlü olsa dahi, süre sonuna yaklaşılmışsa hakkı koruyacak işlemin yapılması ve müzakereye bundan sonra devam edilmesi daha güvenli bir tercihtir.

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı uygulanacak süreyi değiştirebileceğinden, somut alacak için hukuki değerlendirme alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla