İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Savunması Karşısında Tazminat Hesabını Ayakta Tutmak

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Alacak ve tazminat dosyalarında iki ayrı savaş aynı anda yürür: alacağın varlığı ve alacağın zamanında istenmiş olması. Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ekseninde, tüketici ilişkilerinde ise Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bu iki eksen birbirini besler. Hesabı kuvvetli bir dosya, zamanaşımı def'i karşısında tek hamlede etkisiz kalabilir.

Zamanaşımında İspat Yükü Kimde

Alacağın doğduğunu ve miktarını gösterme yükü alacaklıdadır. Buna karşılık zamanaşımı bir def'idir; kural olarak karşı tarafın süresinde ileri sürmesi gerekir, hakim kendiliğinden dikkate almaz. Bu ayrım pratikte şu sonucu doğurur: alacaklı, sürenin işlemeye başladığı anı ve varsa kesilme sebeplerini gösterecek belgeleri baştan dosyaya koymalıdır.

Süreyi Kesen ve Duraklatan Olayların Kaydı

  • Borçlunun borcu kabul eden yazılı veya elektronik beyanları
  • Kısmi ödemeler, faiz ödemeleri ve teminat verilmesi
  • Açılan dava ve başlatılan icra takibinin tarihleri
  • Uyuşmazlığın arabuluculuğa taşındığı tarih ve son tutanak
  • Karşı tarafın taahhüt niteliğindeki yazışmaları

Tazminat Hesabını Delillendirmek

Hesap; faturalar, ödeme belgeleri, sözleşme hükümleri ve zararın kapsamını gösteren teknik raporlarla kurulur. Hesabın yalnızca sonucunu yazmak yeterli değildir; hangi kalemin hangi belgeye dayandığı gösterilmelidir. Faiz talebinde ise başlangıç anının hangi olaya bağlandığı, temerrüde düşüren ihtar mı yoksa dava tarihi mi olduğu açıkça belirtilmelidir.

Kısmi Dava, Belirsiz Alacak ve Islah Tuzağı

Talep sonucu sonradan artırıldığında, artırılan bölüm bakımından zamanaşımı def'i yeniden gündeme gelebilir. Bu nedenle dava türü seçimi teknik bir tercihtir: miktarın başlangıçta belirlenmesi mümkün değilse bunun somut sebebi dilekçede açıklanmalıdır. Aksi halde artırılan kısım, esasa girilmeden savunmayla karşılanabilir.

Sulh mü, Dava mı

Karşı taraf ödeme teklif ettiğinde iki etken tartılır. Birincisi zamanaşımı riskidir: süre dolmaya yakınsa, görüşmeler uzatılarak sürenin tüketilmesi gerçek bir tehlikedir. İkincisi ispat gücüdür; hesap kalemlerinizin bir kısmı belgesizse sulh, mahkeme önünde alınamayacak bir sonucu güvenceye alabilir. Görüşme sürerken süreyi koruyacak bir adım atmak, sulhu tercih ederken bile ihmal edilmemelidir.

Her sözleşme ilişkisinin süresi ve başlangıç anı farklı işler. Buradaki değerlendirmeler genel niteliktedir; kendi belgelerinizin tarih akışını bir hukukçuyla kontrol etmeniz, geri dönüşü olmayan bir kaybı önleyebilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla