Tazminat talepleri çoğu zaman iyi hazırlanmış bir ihtarla başlar. İhtar yalnızca ödeme çağrısı değildir; borçluyu temerrüde düşürerek faizin başlangıç anını belirler ve karşı tarafın savunmasını erkenden görünür kılar. Bu rehber, sözleşmeye aykırılıktan ya da haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde ihtar aşamasını, karşı tarafın itirazıyla karşılaşıldığında izlenecek sırayı ve sulh görüşmesinin ne zaman rasyonel olduğunu ele alıyor.
Sorumluluğun Kaynağı Takvimi Belirler
Talebin sözleşmesel mi yoksa haksız fiile mi dayandığı, hem zamanaşımını hem ispat yükünü değiştirir. TBK, sözleşmeden doğan alacaklar için kural olarak on yıllık genel zamanaşımı öngörürken, haksız fiilden doğan tazminat talepleri zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa süre ile fiilden itibaren işleyen uzun süreye tabidir. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımının uygulanabileceği de değerlendirilmelidir. Tüketici sıfatının bulunduğu ilişkilerde TKHK kaynaklı ayrı bir yol daha gündeme gelir; bu nedenle ilk aşamada hangi rejimin uygulanacağı netleştirilmelidir.
İhtarnamede Bulunması Gerekenler
- Zarara yol açan olayın tarihi ve nasıl gerçekleştiği tereddütsüz anlatılır.
- Talep edilen tutar kalem kalem gösterilir; maddi ve manevi ayrımı yapılır.
- Ödeme için makul ve belirli bir süre verilir.
- Sürenin sonunda yargı yoluna başvurulacağı belirtilir.
- Bildirim, ulaştığı tarihin kanıtlanabileceği bir kanalla gönderilir.
Karşı Taraf Reddederse
Ret cevabı çoğu zaman üç eksende gelir: olayın gerçekleşmediği, zararın bu olaydan doğmadığı ya da tutarın fahiş olduğu. Bu üç savunmanın her biri farklı delil gerektirir. Nedensellik tartışmalıysa uzman görüşü almak, dava dilekçesini beklemeden yararlı olur. Zarar miktarı tartışmalıysa, tespit edilebilir kalemlerle tahmini kalemleri ayırmak ve HMK çerçevesinde belirsiz alacak ya da kısmi dava seçeneklerini değerlendirmek gerekir. Bu tercih, ıslah ve faiz talebi bakımından sonradan telafisi zor sonuçlar doğurabildiğinden baştan yapılmalıdır.
Sulh Görüşmesinin Sınırları
- Sulh metninde hangi kalemlerin kapsandığı ve hangilerinin saklı tutulduğu açıkça yazılmalıdır.
- Henüz ortaya çıkmamış zararlar bakımından genel feragat ibarelerinden kaçınılmalıdır.
- Taksitli ödemede, gecikme hâlinde kalan borcun muaccel olacağı kaydı eklenmelidir.
- Ödeme yapılırken makbuza hangi alacağa mahsuben ödendiği yazdırılmalıdır.
- Sigorta teminatı varsa, sigortacının rücu hakkı ve poliçe kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Zararın türü, tarafların sıfatı ve olayın gerçekleşme biçimi hem süreyi hem talebin kurgusunu değiştirir; ihtarnameyi göndermeden önce hukuki nitelendirmeyi bir hukukçuyla netleştirmek, ilerideki itirazların önemli bir kısmını baştan karşılar.