Sözleşmeden doğan alacak davalarında karşı tarafın zamanaşımı def'ini ileri sürmesi, uyuşmazlığın esasını bir anda ikinci plana atar. Bu rehber, zamanaşımı savunmasıyla karşılaşıldığında kurulacak delil stratejisini ve süreç kararını konu alır.
Önce Sürenin Başlangıcını Tartışın
Zamanaşımı tartışmasında ilk soru, sürenin ne kadar olduğu değil, ne zaman işlemeye başladığıdır. Alacağın muaccel hale geldiği an, taksitli edimlerde her taksidin kendi vadesi, dönemsel edimlerde ise her dönemin ayrı değerlendirilmesi gerekebilir. Türk Borçlar Kanunu farklı alacak türleri için farklı süreler öngördüğünden, ilişkinin nitelendirilmesi doğrudan sonuca etki eder.
Kesilme ve Durma Olgusunu Belgeleyin
- Borçlunun borcu kabul ettiğini gösteren yazışma, mutabakat veya cari hesap ekstresi
- Kısmi ödemeye ilişkin dekont ve muhasebe kaydı
- Teminat verilmesi veya rehin tesisine dair belge
- Dava veya icra takibi açıldığını gösteren dosya kayıtları
Bu belgelerin her biri, süreye ilişkin savunmayı doğrudan etkileyecek nitelikte olduğundan, tarih sırasına dizilmiş bir cetvel halinde sunulması yerinde olur. E-posta ve mesaj kayıtlarının ispat değeri konusunda, taraflar arasında geçerli bir delil anlaşması bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Def'in Zamanında İleri Sürülüp Sürülmediği
Zamanaşımı, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz; taraflarca ileri sürülmesi gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun savunmanın genişletilmesi yasağına ilişkin düzenlemesi nedeniyle, def'in hangi aşamada ve hangi dilekçeyle ileri sürüldüğü tartışma konusu yapılabilir. Alacaklı taraf için bu, çoğu kez gözden kaçan bir savunma imkânıdır.
Sulh mü, Yargılamayı Sürdürmek mi
Zamanaşımı savunması güçlü göründüğünde, alacağın tamamı yerine bir kısmı üzerinde anlaşmak makul olabilir. Buna karşılık kesilme olgusu belgelenebiliyorsa, erken bir uzlaşma gereksiz bir feragat anlamına gelir. Karar verilirken, ödeme gücü ve tahsil edilebilirlik de hesaba katılmalıdır; kâğıt üzerinde kazanılan bir alacak, tahsil edilemediğinde sonuç doğurmaz. Görüşmeler sürerken zamanaşımının işlemeye devam ettiği unutulmamalı, gerekirse borçludan yazılı kabul alınmalıdır.
Bu metin genel çerçeveyi tanıtır; sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı süre hesabını değiştirebilir. Dosyanızdaki tarihleri bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz önerilir.