İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı ve Tazminat Hesabı: Süre Kaybetmeden Talep Kurmak

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Tazminat dosyalarında hesap ne kadar sağlam olursa olsun, zamanaşımı def'i kabul edildiğinde talep işlevsiz kalır. TBK, HMK ve TKHK çerçevesinde bu rehber, sürenin ne zaman işlemeye başladığına, nasıl kesildiğine ve hesap ile sürenin birbirini nasıl etkilediğine odaklanır.

Sürenin Başlangıcını Doğru Belirlemek

Zamanaşımının hangi tarihte işlemeye başladığı, çoğu zaman süre uzunluğundan daha tartışmalıdır. Sözleşmeye aykırılıkta muacceliyet anı, haksız fiilde ise zararın ve failin öğrenildiği an esas alınır; öğrenme, tahmin etme değil somut bilgiye ulaşma anlamına gelir. Zararın zamana yayıldığı durumlarda, sürekli nitelikteki zararın her bir kesiti bakımından ayrı değerlendirme yapılması gündeme gelebilir. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza kanunundaki daha uzun sürenin uygulanabileceği ihtimali ayrıca kontrol edilmelidir.

Kesilme ve Durma Arasındaki Fark

Kesilme hâlinde süre yeniden işlemeye başlar; durma hâlinde ise duran süre, engel ortadan kalktığında kaldığı yerden devam eder. Uygulamada sürenin kesildiğini gösteren tipik durumlar şunlardır:

  • Borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması ya da faiz ödemesi
  • Alacaklının dava açması, icra takibi başlatması veya hakem önünde talepte bulunması
  • Borcun teminata bağlanması

Bu nedenle karşı tarafla yapılan yazışmalar arşivlenmelidir; bir e-postada geçen ödeme sözü, ileride sürenin yeniden başladığını gösteren bir belge hâline gelebilir.

Hesabı Talebe Çevirmek

Tazminat hesabında maddi ve manevi kalemler ayrı ayrı gösterilir. Maddi zararda; fiilî kayıp, kazanç yoksunluğu, giderler ve varsa artan ihtiyaçlar ayrı satırlar hâlinde yazılır ve her satırın dayanağı belgelendirilir. Hesabın hangi yöntemle ve hangi verilere göre yapıldığının gösterilmesi, karşı tarafın itirazını daraltır. Alacağın miktarı henüz belirlenemiyorsa, dava türünün buna göre seçilmesi gerekir; yanlış seçilen dava türü hem harç hem de zamanaşımı bakımından sonuç doğurur.

Islah, Bedel Artırımı ve Süre İlişkisi

Yargılama sırasında talep artırılacaksa, artırılan kısım bakımından karşı tarafın zamanaşımı def'i ileri sürebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle dava açılırken fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması ve bilirkişi raporu sonrası artırımın gecikmeden yapılması önem taşır. Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda TKHK'nın kendi süre düzenlemelerinin genel hükümlerden ayrılabildiği de gözden kaçırılmamalıdır.

Sulh Görüşmesinin Görünmeyen Etkisi

Karşı tarafla süren müzakere, tek başına zamanaşımını durdurmaz. Görüşmeler uzarken sürenin dolması, uygulamada en çok karşılaşılan hak kayıplarından biridir. Bu nedenle müzakere takvimi ile zamanaşımı takvimi aynı tabloda tutulmalı; anlaşma yaklaşıyorsa dahi son güne kadar beklenmemelidir.

Buradaki bilgiler genel niteliktedir. Süreler ilişkinin türüne göre değiştiğinden ve somut olay farklılıkları sonucu etkileyebileceğinden, talebinizi yöneltmeden önce dosyanıza özgü hukuki değerlendirme almanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla