Tazminat davalarında kaybedilen zamanın önemli bir kısmı, dava açıldıktan sonra ortaya çıkan usul sorunlarından doğar. TBK, HMK ve TKHK ekseninde bakıldığında, dilekçe yazılmadan önce netleştirilmesi gereken üç nokta vardır: ihbarın yapılıp yapılmadığı, görevli mahkeme ve yetkili yer.
İhbarın İki Ayrı İşlevi
Tazminat hukukunda ihbar iki farklı anlamda kullanılır ve bu ikisi karıştırılır. Birincisi, karşı tarafı borcunu yerine getirmeye davet eden ve temerrüde düşüren bildirimdir; faizin işlemeye başladığı anı belirlemesi bakımından değerlidir. İkincisi, ayıp veya zararın öğrenilmesi üzerine yapılması gereken bildirimdir; bazı sözleşme tiplerinde bu bildirimin süresinde yapılmaması hak kaybına yol açar. Dilekçe hazırlanırken hangi ihbarın gerekli olduğu baştan tespit edilmelidir.
İhbarın İspatı
- Noter aracılığıyla gönderilen ihtarname, içerik ve tarih bakımından en güçlü ispat aracıdır.
- Elektronik bildirimde gönderim ve ulaşma kaydının saklanması gerekir.
- Telefon görüşmesi tek başına ihbarın içeriğini ispatlamaya elverişli değildir.
- İhbarda talep tutarı belirtilmese bile, hangi olaya dayanıldığı açıkça yazılmalıdır.
Görev: Üç Olasılık
Aynı zarar, tarafların sıfatına göre farklı mahkemelerde görülür. Taraflardan biri tüketici sıfatını taşıyorsa uyuşmazlık tüketici yargısına, her iki taraf da tacir olup ilişki ticari işletmeleriyle ilgiliyse asliye ticaret mahkemesine, bunların dışında kalan hâllerde asliye hukuk mahkemesine aittir. Görev kamu düzenindendir; yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır ve dosya gönderildiği mahkemede yeniden tensiple başlar.
Yetki ve Yetki Sözleşmesi
Genel kural, davanın davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılmasıdır. Sözleşmeden doğan taleplerde sözleşmenin ifa edileceği yer, haksız fiilden doğan taleplerde fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer de seçimlik olarak yetkilidir. Tacirler arasında yapılan yetki sözleşmesi geçerli olabilirken, tüketici işlemlerinde tüketici aleyhine yetki kararlaştırılması sonuç doğurmaz.
Davanın Üçüncü Kişiye İhbarı
Zarardan sorumlu olabilecek başka bir kişi ya da sigorta ilişkisi varsa, dava açıldıktan sonra bu kişiye davanın ihbar edilmesi mümkündür. Bu kurum, ileride açılacak rücu davasında ihbar edilenin belirli itirazları ileri sürmesini sınırlar. İhbarın süresinde ve usulüne uygun yapılması, sonraki davanın sonucunu doğrudan etkiler.
Sulh mü, Dava mı
Karşı tarafın ödeme teklifi geldiğinde, teklifin yalnızca tutarı değil kapsamı da değerlendirilmelidir: hangi kalemleri kapsadığı, ileride ortaya çıkabilecek zararlar bakımından feragat içerip içermediği yazılı olarak netleşmelidir. Görüşmeler sürerken zamanaşımının işlemeye devam ettiği unutulmamalıdır.
Kapanış
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir. Sözleşmenin metni ve zararın doğuş biçimi sonucu değiştirebileceğinden, talebinizi bir hukukçuyla birlikte değerlendirmeniz önerilir.