İçeriğe geç
AC

Haksız Fiil Tazminatında Delil Kurgusu ve Yetkili Mahkeme Seçimi

1 Nisan 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Haksız fiilden doğan tazminat talebi, sözleşmeye dayalı alacaklardan farklı bir ispat mantığı taşır. Davacı yalnızca zararını değil; fiili, hukuka aykırılığı, kusuru ve fiil ile zarar arasındaki nedensellik bağını da ortaya koymak durumundadır. TBK ve HMK bu yükü paylaştırırken, TKHK gibi özel düzenlemeler kimi ilişkilerde farklı bir çerçeve çizer.

Dört Unsuru Ayrı Ayrı Belgelendirmek

Dosya hazırlanırken her unsur için ayrı bir delil kümesi oluşturmak, dilekçeyi de yargılamayı da kolaylaştırır. Fiilin gerçekleştiğini gösteren kayıtlar, hukuka aykırılığı ortaya koyan mevzuat ve idari tespitler, kusuru destekleyen raporlar ile zararın miktarını gösteren fatura, ekspertiz ve gelir kaybı belgeleri farklı klasörlerde toplanmalıdır. Zarar kalemleri karışık sunulduğunda bilirkişi incelemesi uzar ve hüküm altına alınmayan talepler ortaya çıkar.

Zamanaşımının İki Katmanı

Haksız fiilde zamanaşımı, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği andan itibaren işleyen kısa süre ile fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyen uzun süreden oluşur. Fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ceza zamanaşımının uygulanabileceği de değerlendirilmelidir. Öğrenme anının ne zaman gerçekleştiği çoğu dosyada tartışmalıdır; bu nedenle öğrenmeyi belgeleyen ilk kayıt (rapor, tutanak, bilirkişi incelemesi) dosyaya konulmalıdır.

Yetki Seçenekleri Davacıya Avantaj Sağlar

Haksız fiil davalarında yetki tek bir yere bağlı değildir. Fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri arasında seçim yapılabilir. Bu seçenek delil toplama kolaylığı, keşif ihtiyacı ve tanıkların bulunduğu yer düşünülerek kullanılmalıdır. Görev bakımından ise taraflardan birinin tacir olması ya da ilişkinin tüketici işlemi niteliği taşıması, dosyayı asliye ticaret veya tüketici mahkemesine taşıyabilir.

Sulh Görüşmesi mi, Dava mı?

Karşı tarafın sigortası varsa veya kusur konusunda ciddi bir tartışma yoksa, dava öncesi görüşme genellikle daha hızlı sonuç verir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, imzalanan ibra ve mutabakat metinlerinin kapsamıdır; ileride ortaya çıkabilecek zararları da kapsayan geniş ibra beyanları sonradan telafi edilemez. Uyuşmazlık ticari nitelikteyse arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı dilekçe yazılmadan önce kontrol edilmelidir; bu kontrolün atlanması davanın usulden reddine yol açar.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Olayın niteliği, tarafların sıfatı ve zarar kalemleri sonucu doğrudan etkilediğinden, talep ileri sürülmeden önce dosyanın hukuki değerlendirmeye tabi tutulması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla