İçeriğe geç
AC

Ayıplı İfada Sözleşme Yorumu: Görevli Mahkeme Seçimi ve Sulh Kararı

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Ayıp iddiasının kaderi çoğu zaman sözleşmenin nasıl yorumlandığına bağlıdır. Aynı teslimat, satım sözleşmesi olarak okunduğunda başka, eser sözleşmesi olarak okunduğunda bambaşka sonuç verir. TBK, HMK ve TKHK ekseninde bu rehber, nitelendirmenin doğrudan görev ve yetki sonucu doğurduğu noktaları ele alıyor.

Nitelendirme Mahkemeyi Belirler

Alıcı tüketici sıfatını taşıyorsa uyuşmazlık tüketici mercilerine, iki taraf da tacir ise ve iş ticari işletmeleriyle ilgiliyse asliye ticaret mahkemesine gider. İkisi de değilse genel görevli asliye hukuk mahkemesi devreye girer. Bu üç ihtimalin hangisinde olduğunuz, dilekçeyi yazmadan önce faturadan, sözleşme metninden ve tarafların ticaret sicili kaydından okunmalıdır.

Yetki Sözleşmesinin Sınırı

Sözleşme metnine konulan yetki kaydı her ilişkide geçerli olmaz. Tacirler ve kamu tüzel kişileri arasındaki ilişkilerde bu kayıt sonuç doğururken, zayıf taraf konumundaki kişiler bakımından aynı hükmün geçerliliği tartışmalıdır. Yetki kaydı geçerli sayılmazsa, davalının yerleşim yeri ile sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemeleri arasında seçim yapılır. İfa yerinin belirlenmesi ise borcun türüne göre değişir; taşıma, montaj ve teslim aşamaları farklı yerlerde gerçekleşmişse bu ayrım dilekçede açıkça kurgulanmalıdır.

Ayıp İhbarı ve Muayene Yükünün Yorumu

  • Ayıbın açık mı gizli mi olduğu, ihbar için beklenen özenin ölçüsünü değiştirir.
  • İhbarın hangi kanaldan yapıldığı ispat açısından belirleyicidir; sözlü bildirim sonradan inkâr edildiğinde delil boşluğu doğar.
  • Satıcının ayıbı ağır kusuruyla gizlediği iddiası varsa, bu iddia dilekçede ayrı bir vakıa olarak ileri sürülmelidir.
  • Seçimlik hakların hangisinin kullanıldığı net yazılmazsa, talep sonucu belirsiz kalır ve hüküm kurulmasını zorlaştırır.

Arabuluculuk Masasında Verilen Karar

Konusu para alacağı olan ticari ve tüketici uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması aranır. Bu aşamada verilen karar teknik değil ekonomiktir: onarım veya değişim önerisi, bedel indiriminin nakde çevrilmiş hâlinden yüksekse ve karşı taraf ifa gücüne sahipse anlaşma makul olabilir. Ancak anlaşma tutanağının kapsamı geniş yazıldığında, sonradan ortaya çıkan zararlar için dava yolu kapanabilir. Tutanakta hangi kalemlerin saklı tutulduğu tek tek sayılmalıdır.

Dosyayı Hazırlarken

  1. Sözleşme, teklif, sipariş formu ve yazışmalar kronolojik tek klasörde birleştirilir.
  2. Ayıbın teknik tespiti için delil tespiti yoluna gidilip gidilmeyeceği en başta kararlaştırılır.
  3. Talep kalemleri, bedel ve gecikme zararı ayrı ayrı hesaplanarak yazılır.
  4. Arabuluculuk anlaşamama tutanağının dava dilekçesine eklenmesi unutulmaz.

Bu metin genel bir çerçeve sunar. Sözleşmenizdeki tek bir maddenin lafzı bile yukarıdaki sonuçları değiştirebileceğinden, dosyanızı bir hukukçuyla birlikte değerlendirmeniz uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla