Haksız fiilden doğan tazminat talebinde dört unsur birlikte kurulur: hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve bunlar arasındaki nedensellik bağı. Uygulamada dosyaların önemli kısmı bu unsurlardan birinin belgelendirilememesi nedeniyle beklenenden düşük sonuçlanır. TBK ve HMK ekseninde bu rehber, her unsura karşılık gelen delili ayrı ayrı planlamaya odaklanır.
Unsur Bazlı Delil Haritası
Dilekçe yazılmadan önce dört sütunlu basit bir tablo kurmak, eksikleri görünür kılar. Her satırda bir unsur, karşısında o unsuru gösteren belge yer alır:
- Fiil: olay yeri tutanağı, kamera kaydı, tanık listesi, varsa ceza soruşturması dosyası.
- Kusur: teknik rapor, mevzuata aykırılık tespiti, denetim kayıtları.
- Zarar: fatura ve ödeme belgeleri, tedavi giderleri, kazanç kaybını gösteren kayıtlar, değer kaybı raporu.
- Nedensellik: olayın zaman çizelgesi, uzman görüşü, araya giren başka bir etken bulunmadığını gösteren veriler.
Bu tabloda boş kalan her hücre, yargılamada karşı tarafın savunma alanı hâline gelir.
Ceza Dosyası ile Hukuk Dosyası Arasındaki İlişki
Aynı olay hem ceza hem hukuk yargılamasına konu olabilir. Ceza dosyasında toplanan deliller, hukuk davasında kullanılabilecek hazır bir kaynaktır; bu nedenle dosyanın celbi baştan talep edilmelidir. Ancak beraat kararının otomatik olarak tazminat talebini ortadan kaldırmadığı, ceza sorumluluğu ile hukuki sorumluluğun ölçütlerinin farklı olduğu bilinmelidir. Ceza yargılamasında maddi vakıanın yokluğuna dayanan bir karar ile delil yetersizliğine dayanan bir karar, hukuk hâkimi bakımından aynı ağırlıkta değildir.
Zamanaşımı: İki Süre Birlikte İşler
Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda bir suç oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse, tazminat istemi bakımından da bu daha uzun süre uygulanır. Buradaki kritik nokta "öğrenme" anının belgelenmesidir: bilirkişi raporunun tebliği, hastane teşhis tarihi veya soruşturma dosyasının incelendiği tarih bu anı gösterebilir. Zamanaşımının kesilmesi bakımından ihtarname gönderimi ile dava açılması aynı sonucu doğurmadığından, sürenin sonuna yaklaşıldığında tercih dikkatle yapılmalıdır.
Belirsiz Alacak, Fazlaya İlişkin Haklar ve Uzlaşma
Zararın miktarı dava anında tam olarak hesaplanamıyorsa belirsiz alacak davası açılabilir; bu tercih hem faiz başlangıcı hem harç bakımından sonuç doğurur. Kısmi dava tercih edilecekse fazlaya ilişkin hakların açıkça saklı tutulması gerekir. Uzlaşma masasına oturulacaksa hesap, yalnızca teklif edilen tutar üzerinden yapılmamalı; yargılama süresi, bilirkişi masrafı, tahsil kabiliyeti ve faiz kazancı birlikte değerlendirilmelidir. Sigorta şirketiyle yapılan ibra metinlerinde, ileride ortaya çıkabilecek zararların kapsam dışında tutulup tutulmadığı özellikle kontrol edilmelidir.
Burada aktarılanlar genel nitelikte bilgilerdir. Olayın niteliği, tarafların sıfatı ve zararın kalemleri sonucu değiştirebileceğinden, zamanaşımı süresi işlemeye başladıktan sonra vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme almanız önerilir.