Bir zarar doğduğunda ilk refleks dava açmak olsa da, TBK kapsamındaki taleplerin önemli bir bölümünde sonucu belirleyen şey davadan önceki yazılı bildirimdir. İhbar ve ihtar; temerrüdün başlangıcını, faizin işleyeceği tarihi ve karşı tarafın savunma imkanını doğrudan etkiler. Bu nedenle metnin içeriği kadar ulaştığı tarih de kayda geçirilmelidir.
İhbarın hukuki işlevi
Yazılı bildirim üç işlev görür: borçluyu temerrüde düşürür, alacağın miktarını ve dayanağını sabitler, uyuşmazlığın konusunu daraltır. Sözleşmede ayıp veya aykırılık halinde bildirim süresi öngörülmüşse, bu süreye uyulmaması talebin esasını zayıflatabilir. TKHK kapsamındaki ilişkilerde ise tüketici lehine ayrı kurallar devreye girer; bu nedenle karşı tarafın sıfatı baştan belirlenmelidir.
İhtarnamede bulunması gerekenler
- Sözleşme veya olayın tarih ve numarayla belirlenmesi
- Aykırılığın somut olarak tarif edilmesi
- Talep edilen edimin ve tutarın açıkça yazılması
- Yerine getirme için makul ve belirli bir süre verilmesi
- Süre sonunda başvurulacak hukuki yolun bildirilmesi
Zamanaşımı sessizce işler
Haksız fiilden doğan tazminat talepleri, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa süreye ve fiilden itibaren işleyen uzun süreye tabidir. Sözleşmeye aykırılıktan doğan taleplerde ise kural olarak daha uzun bir genel süre uygulanır; ancak bazı sözleşme tipleri için özel süreler öngörülmüştür. Aynı olay hem haksız fiil hem sözleşme ihlali oluşturabileceğinden, hangi sürenin işlediği dosya bazında değerlendirilmelidir.
Tebligat gecikmesi faiz ve süre hesabını bozar
İhtarnamenin muhataba ulaşmaması, temerrüdün hiç doğmaması sonucunu verebilir. Şirketlerde tebligatın sicil adresine yapılması esas olduğundan, gönderim öncesinde güncel sicil kaydının alınması gerekir. Gerçek kişilerde ise adres kayıt sistemindeki adres dikkate alınır. Mazbatanın geri dönmesi halinde ihtar tekrarlanmalı ve her iki gönderim de dosyada saklanmalıdır; sonraki aşamada faiz başlangıcı bu belgelerle tartışılır.
Dava öncesi delil tespiti
Zararın niteliği zamanla değişecekse, dava beklenmeden HMK kapsamında delil tespiti istenebilir. Su baskını, yapı kusuru, üretim hatası ya da bozulan mal gibi hallerde mevcut durumun bilirkişi eliyle kayıt altına alınması, sonradan yapılacak incelemenin dayanağını oluşturur. Tespit dosyası, açılacak davanın dilekçesine eklendiğinde ispat yükü belirgin biçimde hafifler.
Miktarın belirlenememesi hali
Zararın kapsamı başlangıçta tam olarak hesaplanamıyorsa, talebin buna uygun biçimde kurulması ve sonradan artırım imkanının korunması gerekir. Aksi halde eksik istenen tutar bakımından hak kaybı doğabilir.
Not
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Sözleşme metni ve olayın gelişimi değiştikçe ihbar sırası ile zamanaşımı değerlendirmesi de farklılaşır; belgelerinizi bir hukukçuya inceletmeniz önerilir.