İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Def'i ve Sözleşme Yorumu: İtiraz Dilekçesinde Süre Kaybını Önlemek

25 Mart 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Borç ilişkilerinde zamanaşımı, alacağı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak usulüne uygun ileri sürüldüğünde alacaklının talebini dava yoluyla elde etmesini engeller. TBK ve HMK ekseninde bu rehber, zamanaşımı savunmasının hangi aşamada ve nasıl yazılacağını, sözleşme yorumunun bu savunmayı nasıl güçlendirip zayıflatabileceğini ele alıyor.

Def'in Zamanında ve Açıkça İleri Sürülmesi

Zamanaşımı hâkim tarafından resen dikkate alınmaz. Borçlu bunu savunma olarak ileri sürmezse mahkeme, süre dolmuş olsa bile alacağı esastan inceler. Bu nedenle cevap dilekçesinin ilk bölümünde savunmanın açıkça yazılması, hangi alacak kalemi için hangi sürenin işlediğinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Tek bir dosyada asıl alacak, faiz ve yan edimler farklı sürelere tabi olabilir.

Sürenin Başlangıcı Tartışması

Uyuşmazlıkların çoğu sürenin uzunluğunda değil, başlangıç anında düğümlenir. Muacceliyet tarihi, ihtar şartına bağlı borçlarda ihtarın ulaştığı an ve dönemsel edimlerde her dönemin kendi başlangıcı ayrı ayrı hesaplanmalıdır. Borcun ikrarı, kısmi ödeme veya teminat verilmesi gibi davranışlar süreyi kesebileceğinden, taraflar arasındaki tüm yazışma trafiği tarih sırasıyla dizilmelidir.

Sözleşme Metni Savunmayı Nasıl Değiştirir

Sözleşme yorumu, sürenin başlangıcını doğrudan etkiler. Vade, teslim, kabul, ayıp bildirimi ve fesih gibi kavramların sözleşmede nasıl tanımlandığı; ödeme planının bağımsız vadeler mi yoksa tek bir borç mu doğurduğu belirleyicidir. Tarafların gerçek ve ortak iradesi araştırılırken sözleşmenin sonraki uygulaması da dikkate alınır; yıllarca aynı biçimde işleyen bir ödeme pratiği, metindeki belirsizliği yorumlayan güçlü bir gösterge olabilir. Tüketici işlemlerinde ise TKHK kapsamındaki koruyucu hükümler yorumu tüketici lehine yönlendirebilir.

Tebligat Gecikmesi ve Cevap Süresinin Kaçırılması

Zamanaşımı savunmasının en sessiz kaybedilme biçimi, dava dilekçesinin tebliğinden sonra cevap süresinin geçirilmesidir. Cevap verilmemesi halinde davacının iddiaları inkâr edilmiş sayılsa da, süreye bağlı savunmaların sonradan ileri sürülmesi ciddi biçimde sınırlanır. Tebligatın adreste bulunmama şerhiyle iade edilmesi, işyeri adresine yapılıp kişiye ulaşmaması ya da elektronik tebligatın gecikmeli okunması hep aynı sonuca yol açar.

  • Ticari faaliyet varsa elektronik tebligat kutusunu düzenli kontrol edin.
  • Adres kaydınızı güncel tutun; taşınma sonrası bildirim yapın.
  • Tebliğ evrakının zarfını ve şerhlerini saklayın.
  • Cevap süresini takvime son gün değil, birkaç gün öncesinden işleyin.
  • Süre uzatımı talebini son ana bırakmayın.

Her sözleşme kendi metni ve uygulama geçmişi içinde okunur; bu yazıdaki çerçeve yol gösterici olsa da somut dosyanızda sürelerin hesabı farklı sonuç verebilir. Alacak veya borç iddiasıyla karşılaştığınızda belgelerinizi hazırlayıp hukuki görüş almanız isabetli olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla