İçeriğe geç
AC

Sözleşme İhlalinde İhtar ve Yetkili Mahkeme: İfa Yeri mi, Davalının Yerleşim Yeri mi

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 92 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Sözleşme ihlallerinde alacaklının elini güçlendiren iki işlem vardır: doğru yazılmış bir ihtar ve doğru seçilmiş bir mahkeme. TBK, HMK ve tüketici işlemlerinde TKHK bu iki başlıkta farklı kurallar öngördüğü için, ilişkinin niteliği baştan tespit edilmelidir.

İhtarın İşlevi Nedir?

İhtar yalnızca bir uyarı değildir; borçluyu temerrüde düşürerek faiz işlemesini başlatır, seçimlik hakların kullanılabilmesi için gereken süreyi açar ve sonraki aşamada iyi niyetin delili olur. Bu nedenle metinde şu unsurların bulunması gerekir: hangi sözleşmeden doğan hangi edimin yerine getirilmediği, borçluya verilen ek sürenin ne zaman dolacağı, sürenin sonunda hangi hakkın kullanılacağı ve ödemenin yapılacağı hesap veya adres. Belirsiz bir ihtar, süre verildiğini kanıtlamaya yetmez.

İhtar Şart mı, Değil mi?

Her ihlalde ihtar zorunlu değildir. Belirli vadeye bağlanmış borçlarda vade gelmekle temerrüt doğabilir; tarafların sözleşmede kararlaştırdığı özel hükümler de sonucu değiştirir. Buna karşılık ihtarın gereksiz olduğu hâllerde bile çekilmesi zarar vermez, çünkü karşı tarafın bilgilendirildiğini belgeler. Noter kanalı ispat gücü bakımından tercih edilir; kayıtlı elektronik posta da sözleşmede öngörülmüşse geçerli bir yol sunar.

Yetkili Mahkemeyi Belirlemek

Genel yetki kuralı davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. Bu seçimlik imkân alacaklıya pratik bir avantaj sağlar; fakat ifa yerinin nerede olduğu her zaman açık değildir. Para borçlarında ifa yeri ile malın teslim edileceği yer farklı olabilir. Sözleşmede yetki kaydı varsa, bu kaydın geçerliliği tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olup olmamasına göre değerlendirilir.

Tüketici Tarafı Varsa Denklem Değişir

  • Uyuşmazlık TKHK kapsamına giriyorsa görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.
  • Parasal sınırın altındaki taleplerde önce tüketici hakem heyetine başvurulması gerekir.
  • Tüketici aleyhine yazılmış yetki kayıtları, tüketiciyi kendi yerleşim yerindeki mercie başvurmaktan alıkoyacak biçimde uygulanamaz.

Dava Açmadan Önceki Son Kontrol

Ticari nitelikteki para alacaklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; bu adım atlandığında dosya esasa girilmeden usulden reddedilir. İhtar tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede zamanaşımının işlemeye devam ettiği de unutulmamalıdır. Sözleşme metni ve yazışmalar her ilişkide farklı olduğundan, burada verilen çerçeveyi somut dosyanıza uyarlarken profesyonel destek almanız yararlı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla