Sözleşmenin ihlal edildiği açıkken kaybedilen dosyaların önemli bir kısmı esastan değil, yanlış mahkemede açılmaktan veya iddianın yazılı delille desteklenememesinden kaybedilir. TBK, HMK ve tarafların sıfatına göre TKHK, bu üç konuyu birlikte belirler.
Önce Görev: Ticari İş mi, Adi İş mi, Tüketici İşlemi mi?
Her iki tarafın da tacir olduğu ve işin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinde görülür. Taraflardan biri tüketici sıfatını taşıyorsa TKHK devreye girer ve tüketici mahkemesi görevli olur. Diğer hâllerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenindendir; yanlış mahkemede geçen süre kaybedilmiş süredir. Ticari davalarda ayrıca dava şartı arabuluculuk unutulmamalıdır; arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir.
Yetki: İfa Yeri ve Yetki Sözleşmesinin Sınırı
Kural, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda ayrıca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir; bu, alacaklıya iki seçenek verir. Sözleşmeye konulan yetki kaydı ise yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında geçerlidir. Bir tarafın tüketici ya da esnaf olduğu ilişkilerde matbu yetki maddesine dayanılarak yapılan yetki itirazlarının hukuki dayanağı zayıftır.
İhtar, Temerrüt ve Tebligatın Gecikmesi
Sözleşmeye aykırılığın hukuki sonuç doğurması çoğu zaman karşı tarafın temerrüde düşürülmesine bağlıdır. İhtarname gönderildiği anda değil, muhataba ulaştığı anda sonuç doğurur. Tebligatın gecikmesi burada iki tehlike yaratır: ek süre içeren ihtarlarda sürenin ne zaman dolduğu tartışmalı hâle gelir; dönme veya fesih beyanının zamanında yapılmadığı savunması gündeme gelir.
- Muhatabın ticaret sicilindeki güncel adresi ve KEP adresi ihtardan önce sorgulanmalıdır.
- KEP üzerinden yapılan bildirimlerde delil niteliğindeki teslim raporu indirilip saklanmalıdır.
- Tebliğ mazbatasındaki şerhler, dağıtım tarihi ve tebliğ alan kişinin sıfatı açısından kontrol edilmelidir.
- Adresten taşınma hâlinde yapılan tebliğin geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Delil Kurgusu: Senetle İspat Eşiği
HMK, belirli bir tutarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatını arar; bu eşiğin üzerinde kalan iddialar tanıkla ispatlanamaz. Karşı tarafın açık muvafakati, delil başlangıcı sayılabilecek bir yazılı belge veya senedin alınmasının imkânsız olduğu hâller istisnadır. Bu nedenle sözleşme metni, sipariş formları, teslim tutanakları, e-posta yazışmaları ve ödeme dekontları tek bir kronolojik dosyada birleştirilmelidir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi ise defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması koşuluna bağlıdır.
Değerlendirme
Yukarıdaki başlıklar genel bilgilendirme amacı taşır. Sözleşmenizin tipi, tarafların sıfatı ve yazışma geçmişi tabloyu değiştirebileceğinden, ihtar göndermeden önce metnin bir hukukçu tarafından gözden geçirilmesini öneririz.