Sözleşmeden doğan tazminat taleplerinde uyuşmazlığın kalbi çoğu zaman sözleşmenin yorumudur: tarafların gerçek iradesi neydi, hangi edim taahhüt edildi ve ihlal nerede başladı. TBK ve HMK çerçevesinde bu rehber, yorum ile ispatı birlikte ele alır.
Sözleşmenin Gerçek İradeye Göre Okunması
Sözleşme yorumlanırken salt lafza değil, tarafların gerçek ve ortak iradesine bakılır. Bu nedenle sözleşme öncesi yazışmalar, teklif-kabul süreci ve fiili uygulama biçimi, metnin nasıl anlaşılması gerektiğini gösteren önemli verilerdir.
İhlalin ve Kusurun Ortaya Konması
Tazminat için borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmediğinin gösterilmesi gerekir. Edimin niteliği, teslim tarihleri ve ayıpların bildirimi belgelerle izlenmelidir. Karşı tarafın kusurunu ortadan kaldıran bir sebep bulunup bulunmadığı da değerlendirilir.
İspatta öne çıkan belgeler
- İmzalı sözleşme ve ekleri
- Sipariş, irsaliye ve fatura kayıtları
- Taraflar arası e-posta ve mesaj yazışmaları
- Ödeme ve teslim tarihlerini gösteren kayıtlar
Zararın Kalemlere Ayrılması
Talep edilen tazminatın fiili zarar ve yoksun kalınan kâr biçiminde ayrıştırılması, hesabın denetlenebilir olmasını sağlar. Zararın miktarı belirsizse bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir; bu nedenle hesabın dayanağı baştan kurulmalıdır.
Ceza Koşulu ve Sınırlama Kayıtları
Sözleşmede cezai şart veya sorumluluğu sınırlayan hükümler varsa, bunların geçerliliği ve kapsamı ayrıca incelenmelidir. Tüketici işlemlerinde bu tür kayıtların denetimi TKHK çerçevesinde farklılaşabilir.
Her sözleşme, tarafların sektörü ve metnin kaleme alınış biçimine göre farklı yorumlanır. Talebinizi güçlü kurmak için sözleşme ve yazışmalarınızı bir hukukçuyla birlikte değerlendirmeniz önerilir.