İçeriğe geç
AC

Sözleşmesel Alacakta Zamanaşımı ve Arabuluculuk Takvimi

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Bir alacak takibinde en kritik soru çoğu zaman haklı mıyım değil, hangi tarihte hangi işlemi yaptım sorusudur. TBK'nın zamanaşımına ilişkin düzeni ile HMK ve ticari uyuşmazlıklarda öngörülen dava şartı arabuluculuk birlikte işlediğinden, süreyi durduran ve kesen işlemlerin doğru sıralanması dosyanın kaderini belirler.

Sürenin Başlangıcını Doğru Belirlemek

Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu anda işlemeye başlar. Bu an; sözleşmede kararlaştırılan vade, işin teslim edildiği tarih veya ihtarla temerrüde düşürülen an olabilir. Taksitli ödemelerde her taksit için ayrı bir başlangıç söz konusu olabileceğinden, tek bir tarih üzerinden yapılan hesap yanıltıcı olur. Sürekli edimli sözleşmelerde ise ilişkinin sona erdiği tarihin belgelenmesi gerekir.

Kesen ve Durduran İşlemler

Zamanaşımının kesilmesi, sürenin yeniden işlemeye başlaması sonucunu doğurur. Uygulamada bu etkiyi yaratan başlıca haller şunlardır:

  • Borçlunun borcu ikrar etmesi veya kısmi ödeme yapması
  • Faiz ödenmesi ya da teminat verilmesi
  • Alacaklının dava açması veya icra takibi başlatması
  • Alacağın iflas masasına bildirilmesi

Buna karşılık borçluya gönderilen basit bir hatırlatma yazısı tek başına kesme etkisi doğurmayabilir. Bu nedenle yazışmalarda borçlunun borcu kabul ettiğini gösteren ifadeler ayrıca arşivlenmelidir.

Arabuluculuk Süresinin Etkisi

Ticari nitelikteki alacak ve tazminat talepleri ile iş uyuşmazlıklarında dava öncesi arabuluculuk zorunludur. Bu sürecin işlediği dönemin zamanaşımı bakımından işlemeyeceği kabul edilir; ancak bu koruma, başvurunun usulüne uygun yapılmış olmasına bağlıdır. Yanlış tarafa yöneltilen ya da kapsamı dar tutulan bir başvurunun sonradan geçersiz sayılması, hem dava şartını hem süre korumasını riske atar. Son tutanağın tarihi ve içeriği, sonraki dava dilekçesinin eki olarak mutlaka saklanmalıdır.

Anlaşmak ile Dava Açmak Arasındaki Hesap

Zamanaşımı dolmak üzereyken yapılan müzakereler özel bir risk taşır: görüşmeler uzadıkça süre işler ve iyi niyetli bekleyiş hak kaybına dönüşebilir. Bu nedenle müzakere sürerken dava veya takip hazırlığının paralel yürütülmesi, masayı bozmadan güvenlik sağlar. Anlaşmaya varılırsa, ödeme planının yazılı hale getirilmesi ve gecikme halinde muacceliyet şartının açıkça düzenlenmesi gerekir. Arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliği ise ayrı bir avantaj sunar.

Zaman Çizelgesi Kurmak

  1. Sözleşme, fatura, teslim ve ödeme tarihleri tek tabloda birleştirilir.
  2. Her alacak kalemi için ayrı başlangıç tarihi belirlenir.
  3. Kesen işlemler tarihiyle işaretlenip yeni süre sonu hesaplanır.
  4. Arabuluculuk başvurusu ve son tutanak tarihleri kaydedilir.
  5. Süre sonundan makul bir süre önce karar noktası tanımlanır.

Zamanaşımı süreleri, alacağın türüne ve tarafların sıfatına göre değişir. Bu metin genel çerçeve sunar; kendi alacağınızın niteliğine ve tarihlerine dayalı hesabı bir hukuk profesyoneliyle birlikte yapmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla