İçeriğe geç
AC

Alacakta Zamanaşımı: İhtarın Süreyi Kesip Kesmediğini Doğru Okumak

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Zamanaşımı, alacağın varlığını ortadan kaldırmaz ancak karşı taraf ileri sürdüğünde talebi dava yoluyla elde etme imkânını zayıflatır. TBK, HMK ve TKHK ekseninde en sık yapılan hata, gönderilen bir ihtarnamenin süreyi otomatik olarak yeniden başlattığı varsayımıdır. Bu rehber, ihbar ve ihtar araçlarının zamanaşımı üzerindeki gerçek etkisine odaklanıyor.

Sürenin başlangıcı: muacceliyet mi, öğrenme mi

Sözleşmeden doğan alacaklarda süre kural olarak alacağın muaccel olduğu andan itibaren işler. Haksız fiilden doğan taleplerde ise zararın ve failin öğrenilmesine bağlı kısa süre ile fiilden itibaren işleyen uzun süre birlikte değerlendirilir. Vade tarihi belirsiz sözleşmelerde başlangıcı tespit eden şey, tarafların yazışmaları ve fiilî ifa düzenidir.

İhtarname zamanaşımını keser mi

Uygulamadaki yaygın kanının aksine, borçluya çekilen ihtarname tek başına zamanaşımını kesen bir işlem değildir. Süreyi kesen tipik hâller, dava veya takip yoluyla talepte bulunulması ile borçlunun borcu ikrar etmesidir. İhtarname temerrüt kurmak, faiz başlangıcını belirlemek ve fesih hakkını kullanmak bakımından değerlidir; ancak zamanaşımı takvimini bu belgeye bağlamak riskli bir tercihtir.

Borçlunun davranışının etkisi

  • Kısmi ödeme yapılması borcun kabulü olarak değerlendirilebilir
  • Yazılı yazışmada borcun varlığının kabulü süreyi yeniden başlatabilir
  • Teminat verilmesi veya taksitlendirme talebi aynı sonucu doğurabilir
  • Sadece pazarlık görüşmesi yapılması tek başına yeterli sayılmayabilir

Zamanaşımı def i ne zaman ileri sürülür

Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; savunma olarak ileri sürülmesi gerekir ve bunun da usul kuralları içinde belirli bir aşaması vardır. Cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen def i sonradan gündeme getirmek, karşı tarafın açık rızası olmadıkça mümkün olmayabilir. Bu nedenle savunma tarafındaysanız takvim ilk dilekçe aşamasında kurulmalıdır.

Kayıt disiplini

Alacak dosyalarında tutulması gereken asgari tablo; vade tarihi, son ödeme, gönderilen ihtar ve tebliğ tarihi, borçlunun cevabı ve varsa kısmi ödemelerden oluşur. Bu tablo tek başına, sürenin ne zaman dolacağını ve kesilmenin gerçekleşip gerçekleşmediğini görünür kılar.

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır; alacağın türü ve tarafların sıfatı sürelerin uzunluğunu değiştirir. Zamanaşımının yaklaştığını düşünüyorsanız beklemeden hukuki görüş almanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla