Ceza yargılamasında karara karşı gidilecek yol yanlış seçildiğinde dosya çoğu kez esasa girilmeden geri döner; bu sırada başvuru süresi de tükenmiş olur. İstinaf ve temyiz ayrımı CMK'da kararın türüne ve hükmedilen yaptırıma göre kurulmuştur. Aşağıda hangi karara karşı hangi mercie gidileceği ve dilekçenin nereye verileceği adım adım ele alınmıştır.
Önce Kararın Türünü Belirleyin
Elinizdeki metnin hüküm mü yoksa ara karar mı olduğu, tüm yol haritasını değiştirir. Tutukluluğun devamı, adli kontrol, el koyma gibi ara kararlara karşı kanun yolu itirazdır ve inceleme, kararı veren mercii izleyen hâkimlik ya da mahkeme tarafından yapılır. Beraat, mahkûmiyet, düşme gibi hükümlerde ise istinaf yolu işler ve dosyayı bölge adliye mahkemesinin ilgili ceza dairesi inceler. Temyiz, ancak istinaf sonrası ve kanunda temyize açık tutulan hükümler bakımından gündeme gelir.
Dilekçe Hangi Mahkemeye Verilir
En sık görülen usul hatası, istinaf veya temyiz dilekçesinin doğrudan bölge adliye mahkemesine ya da Yargıtay'a gönderilmesidir. Oysa başvuru, kararı veren ilk derece mahkemesine verilir; dosyanın üst mercie gönderilmesi o mahkemenin işidir. Ceza infaz kurumundaki sanık bakımından kurum idaresine yapılan beyan da başvuru yerine geçer.
Süreyi Tebliğ Değil Tefhim Başlatabilir
- Yüze karşı okunan kararlarda süre kural olarak tefhimle işler; bu nedenle duruşma tutanağındaki tarih dosyaya not edilmelidir.
- Yokluğunda karar verilenlerde tebligat parçasının kendisi, sürenin başlangıcını gösteren asıl belgedir.
- Gerekçeli karar beklenirken süre kaçırılmaması için önce kısa dilekçe verilip gerekçeler sonradan tamamlanabilir.
Mercide Yanılma Hakkı Bitirir mi
CMK, kanun yolu ve merci konusunda yapılan yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağını, dilekçenin yetkili mercie gönderileceğini düzenler. Ancak bu güvence her durumu kurtarmaz: dilekçe süresi içinde bir yargı merciine verilmiş olmalıdır. Süre dolduktan sonra yapılan başvuruda yanılma savunması sonuç doğurmaz. Bu nedenle tereddüt hâlinde doğru olan, beklemek değil, süresi içinde kararı veren mahkemeye başvurup nitelendirmeyi mercie bırakmaktır.
Başvuru Metnini Kurarken
İstinaf sebepleri soyut biçimde sıralandığında inceleme dar kalır. Her sebep, dosyadaki hangi belgeye, hangi tutanak sayfasına veya hangi eksik araştırmaya dayandığı belirtilerek yazılmalı; hem hukuka aykırılık hem de eksik inceleme iddiaları ayrı başlıklar hâlinde kurulmalıdır. Duruşmalı inceleme talebi ile cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin talepler de dilekçede açıkça yer almalıdır.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirmedir; kararın türü, tarihi ve dosyanın özellikleri sonucu değiştirebilir. Kanun yolu adımı atılmadan önce dosyanızın bir avukatla birlikte incelenmesi yerinde olur.