İçeriğe geç
AC

Kovuşturmada Görevli Mahkeme Sorunu: İtiraz Adımları ve Delil Eksikliği

23 Mart 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 90 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında görev, tarafların iradesine bırakılmış bir konu değildir; mahkeme görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetir. Buna rağmen görev tartışması uygulamada çoğu kez geç fark edilir ve dosyanın aylarca beklemesine yol açar. Bu rehber, kovuşturma aşamasında görev itirazının nasıl kurulacağına ve görev değişikliğinin yarattığı delil eksikliği riskine odaklanır.

Görev Sorununun Doğduğu Tipik Anlar

Görev tartışması genellikle şu anlarda ortaya çıkar: iddianamedeki nitelendirmenin duruşmada değişmesi, dosyaya yeni delil girmesiyle eylemin ağırlaşması, birden çok sanık veya eylemin birleştirilmesi ya da kanun değişikliğiyle mahkemelerin iş bölümünün yeniden düzenlenmesi. Ortak nokta, görevin iddianamedeki başlığa değil, eylemin hukuki niteliğine bağlı olmasıdır.

İddianamedeki Nitelendirme ile Görev İlişkisi

CMK sistematiğinde mahkeme, iddianamede gösterilen nitelendirmeyle bağlı değildir; fiili doğru biçimde nitelendirmekle yükümlüdür. Bu nedenle savunma tarafı, görev itirazını yalnızca dosya başlığına dayandırmamalı, eylemin unsurlarını TCK'daki karşılığıyla ayrıntılı biçimde tartışmalıdır. İtiraz dilekçesinde şu sıra izlendiğinde metin ikna edici olur:

  1. İsnat edilen eylemin maddi olay olarak sade anlatımı.
  2. Bu olayın hangi suç tipinin unsurlarını karşıladığı, hangilerini karşılamadığı.
  3. Doğru nitelendirmeye göre görevli mahkemenin tespiti.
  4. Görevsizlik hâlinde şimdiye kadar yapılan işlemlerin akıbetine ilişkin talep.

İtirazın Zamanlaması

Görev itirazı ne kadar erken ileri sürülürse, tanıkların yeniden dinlenmesi ve bilirkişi incelemesinin tekrarı gibi zaman kayıpları o kadar azalır. Uygulamada en sağlıklı yol, tensip veya ilk duruşma aşamasında konuyu tutanağa geçirmek, esas hakkındaki savunmayı buna göre saklı tutmaktır. İtiraz reddedilse dahi tutanağa geçmiş olması, hükmün denetlenmesi aşamasında dayanak oluşturur.

Görev Değişikliğinin Delil Üzerindeki Etkisi

Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi, önceki aşamada toplanan delillerin kendiliğinden yok sayılması anlamına gelmez; ancak doğrudan doğruyalık ilkesi gereği tanık beyanlarının yeni mahkeme huzurunda tekrarlanması gündeme gelebilir. Bu da aradan geçen sürede tanığa ulaşılamaması ya da beyanın zayıflaması riskini doğurur. Bu nedenle taraf, görev itirazıyla eş zamanlı olarak delillerin muhafazasına ve gecikmeksizin toplanmasına ilişkin talebini de ayrıca dile getirmelidir. İnfaza ilişkin sonuçların 5275 sayılı Kanun kapsamında değerlendirileceği hâllerde, nitelendirme farkının infaz rejimini de etkileyebileceği gözden kaçırılmamalıdır.

Değerlendirme

Görev konusu, sonucu doğrudan etkileyen usuli bir eşiktir ve geç kalındığında telafisi zordur. Yukarıdaki açıklamalar genel bilgi amaçlı olup, isnadın içeriği ve dosyanın kapsamı izlenecek yolu değiştirebilir; ceza dosyalarında savunmanın en baştan hukuki destekle kurulması bu nedenle önem taşır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla